Pages Menu
TwitterFacebook
Categories Menu

- Gezgin: - Şub 28, 2008 Konu: Güney Amerika | 0 yorum

Ekvator Gezisi

Ekvator Gezisi

 

28.02.2008 Quito – Ekvator
Gezininin ilk kısmını oluşturan Güney Amerika’yı Venezuella dışında tamamladık. Çantalarımızı toplardık ve birazdan kalkacak uçağımızla 1 aylık Karayipler seyehatimizin ilk durağı olan Küba’ya doğru yola çıkıyoruz. Güney Amerika’dan Küba’ya seyahat edecekler 20 dolar karşılığında turist kartlarını havaalanında check in ‘de alabiliyorlar.Bu kısımda nerede ne kadar kalacağımızı bu ülklerde ki bütçemizin yeterliliğine göre belirleyeceğiz. Küba’da Jamaika’da çok pahalı yerler ama heryerde ucuza yaşamanın yolları olmalı. Bunları keşfedebilirsek Küba’da en az 15 gün kalma amacındayız.Mesela Küba’da casa denen Tayland’ta ilk guesthouse olayının başladığı günlerdeki gibi bir iki odasını kiraya veren ailelerin evlerinde kalacağız. Oteller en ucuz 75 dolardan fiyat açarken bu evlerde kahvaltı dahil 12-15 dolar civarı fiyatlara kalınabiliyor.Ulaşım için ise turistlere yasak olan ama biraz ısrar ve tatlı dille binilebilen kamyonlarda halkla beraber yolculuk yapmaya çalışacağız. Yemeğinde her zaman ucuz yolu bulunur.Amacımız mümkün olduğu sürece kendi yemeğimizi kendimiz yapmak.Bunları sağlayabilirsek burdan Küba’ya uçmak için verdiğimiz 356 doları bütçemizi sarsmadan zaman içinde eritebiliriz.
Kolombiya’da son durağımız Ekvator sınırına 2 saat uzaklıkta yer alan Pasto oldu.
Pasto
Cali otogarında 48000 den başlayan transporter benzeri 8 kişilik taksi fiyatını pazarlıkla 35000’e indirdik. Bu sayede otobüsle 12 saat sürecek yolculuğuda 6 saatte tamamladık.Yolda dağlar arasında güzel bir mekanda verdiğimiz yarım saatlik molada 4000 pezostan tavuk,pilav,salata ve içecekten oluşan menü yemeğimizide afiyetle yedik.(1 $ : 2000 pezos)
Pasto’da ilk önce merkezi bir konumu olan Kuala İnn hostele geceliği 15000 pezostan yerleştik. Eski bir bina ama geniş ve rahat odaları mevcut. Kahvaltı fiyata dahil değil.Pasto dağlık bir araziye kurulmuş soğuk ama şirin bir kasaba. Özellikle tarihi bölgedeki yapılar,kaliteli restoran ve barlar Cali’deki ortamlardan sonra yüzümüzü güldürdü.Eski şehirde yaptığımız akşamüstü yürüyüşünden sonra güzel kokular gelen bir restoranda karnımızı doyurduk. Fiyatlar gayet makul.Yemek sonrası yorgunlukta çökünce gitmeyi planladığımız rock barlara gitmek yerine otele dönmeye karar verdik.
Sabah erken kalkıp hostelde 3000 pezosa peynirli omlet ve kahveden oluşan kahvaltımızı yapıp fotoğraf çekmek için şehir gezisine çıktık.Şehir ve insanlar güzel olunca fotoğraf çekmekte bir o kadar güzel oluyor.Artık Kolombiya’nın güneyi için ayırdığımız yaklaşık 12 günlük süre dolduğu için otele dönüp Ekvator’a gitmek için çantaları hazırladık.Kolombiya’ya dönüş yolculuğu sırasında bu sefer kuzeyde Atlantik kıyılarında dolaşmak üzere tekrar uğrayacağız.
1000 pezosa taksiye atlayıp otogara gittik.Sınıra 5 dakika uzaklıkta ki Kolombiya kasabası İpiales’e 8000 pezosa minibüs bileti aldık. Doldukça kalkan bu 8 kişilik minibüsle 1.5 saatte İpiales’e vardık.Otogardan 1200 pezosa bir dolmuşa atlayıp 10 dakikada sınıra ulaştık. Önce farkına varmadan sınırı geçmişiz. Baktık ki Ekvator’dayız tekrar yürüyerek Kolombiya’ya döndük. Pasaportları kibar bir polis kısa bir sürede mühürledi.

Ekvator’a giriş
Aynı şekilde yürüyerek bu sefer Ekvator tarafına geçtik. Oradada gene ilgide kusur etmeyen bir polis arkadaş giriş mühürlerini bastı.Sınırda bekleyen ayaklı döviz bürolarından kalan pezoslarımızı çok iyi bir kurdan Ekvator parası olan Amerikan dolarına çevirdik. Evet 2000 yılında ekonomik krizlerden bıkan Ekvator dolarizasyon adı verilen bir operasyonla sucre olan eski parasının tümünü Amerikan dolarına çevirmiş.50 ve 100 dolarlar kullanılmıyor. En büyük para 20 dolar. Yanınızda 50 ve 100 dolarlar varsa sakın güvenmeyin çünkü sahte olmasından korktukları için kimse almıyor.Sınırda bekleyen dolmuşa 75 cent ödeyerek 10 dakika uzaklıktaki Tulcan kasabasına gittik.Buradan da ilk otobüse 5 dolar ödeyerek Quito’ya.

Ekvator denince
Ekvator ismi adındanda anlaşılacağı gibi ekvator çizgisinden geliyor.Turizm açısından ise Galapagos adaları ile meşhur.Bu adalara gitmek için 400-800 dolar arası değişen fiyatlarda harcama yapmak gerekiyor.Biz 3-5 değişik hayvanı rahatsız etmek amacına bu turlara gitmedik desek yalan olur. Çünkü bizim bütçe ile bu işi yapmak zordu da ondan gitmedik. Ama gidenler güzel olduğunu söylediler.Bu adalarda deniz aslanları ve penguenlerle birlikte yüzmek veya çekiç kafalı köpek balıkları arasına dalmak, 200 kiloluk kaplumbağalarla takılmak tabiki zevkli olsa gerek.Bu adalarda bulunan bir çok hayvan türüde dünyada sadece burada bulunuyor..13 büyük ve bir çok küçük adadan oluşan Galapagos Adaları Pasifik Okyanusunda ve Ekvator’un yaklaşık 1000 km açığında yer alıyor.1835 ‘de bu adaya gelen Charles Darwin’in evrim teorisine esin kaynağı olmuş bu adalar.
Barış’ın tırmandığı Quito’dan 75 km uzaklıktaki Cotopaxi 6000 metreye yakın yüksekliği ile dağcıların gözdesi.Sıcak su severlere volkanların eteklerine kurulan Banos bir çok kaplıcaları ile hizmet veriyor. Coca şehri Amazonları, Cuenca Unesco korumasına alınan tarihi evleri, Pasifik kıyıları plajları,rafting için belkide dünyanın en yüksek rapidli nehirleri ile dünyanın merkezindeki bu ülke gezginleri ağırlıyor.
Ülke tarihine bakarsak İnka İmparatorluğunun ardından İspanya istilasında geçen kolonyal döneme geçilmiş.Birleşik bir Güney Amerika kurma hedefi ile ayaklanan Venezuella’lı komutan Simon Bolivar Ekvator’daki isyanlarada destek vererek İspanyollara karşı zafer kazanmış. Ve hayalinin başlangıcı olarak 1822 yılında Venezuella,Kolombiya ve Ekvator’dan oluşan Büyük Kolombiya’yı kurmuş.Fakat bu hayal sadece 8 yıl sürmüş ve Ekvator 1830 yılında bağımsızlığını ilan etmiş. 20. yüzyıl ise 1941,1995 ve 1998 yıllarında Peru ile yapılan savaşlarla geçmiş. Barış sağlanmış ama hala sınır tartışmaları sürüyor.
Günümüzde iktidar kavgaları Serranos denilen dağlarda yaşayan ve merkezleri Quito olan dağlılarla,costenos denen ve deniz kenarlarında yaşayan merkezleride Guayaquil olan deniz kenarlılar arasında geçiyor. Serranoslar maymun dedikleri Costenoslar için tembel, parti yapmaktan kapısının önünü bile temizleyecek zaman bulamayan pis insanlar diye bahsediyor, buna karşılık Costenoslarda serranoslara sinirli,gergin,bürakratik gibi yakıştırmalar yapıyor.Umarız orta yol bulurlar.

Quito
Tulcan’dan 5 saatte Quito otogarına indik. Hava karardığı için bir taksi ile 3 dolara anlaşıp iyi olduğuna kanaat getirdiğimiz Hostel Revoulition’a gittik. Fakat gene yer yok. Yakınında Hostel Chicago isimli odaları temiz ve güzel bir yer bulduk.Gecelişi 9 dolara anlaşıp çantaları odaya atıp bir duş aldıktan sonra yemek için kendimizi dışarı attık.Hostel tarihi eski şehirde, sokaklar evler muhteşem ama dışarda in cin top oynuyor. Birde günlerden cumartesi.Taksiye atlayıp ikinci merkez olan Maliscal Sucre yani modern merkeze gittik. Ve şaşkınlıktan kendimizi alamadık. Sanki Beyoğlu’na geldik.Sokaklar insan kaynıyor, trafiğe kapalı caddelerde barlar,restoranlar, sokaklarda içen gençler,dünyanın her yerinden gezginler.Bir anda ne yorgunluk kaldı ne halsizlik. Bir Meksika restoranında birer dolardan tacoslarımızı yedik. Ardından Strawberry Fields isimli güzel bir rock bar bulduk.Güzel müzikler ve diğer gezginlerle muhabbet kaç tane bira içtik hatırlamıyorum.Bardan sonrada sokaktaki tekelden aldığımız biraları sokakta içen gençlerin arasında içmeye devam ettik.Burada Tulga’yla Türkçe konuştuğumuzu duyan biri merhaba diyerek yanımıza geldi ve Türkçe konuşmaya başladı. Bebekte ki Mısır konsolosluğunda 7 yıl çalışmış Mısırlı Mahmud abi ilede biraz lafladık. Hostele dönüşte kararımızı vermiştik Sultanahmet’te değil Taksimde kalacaktık.
Ertesi sabah checkout yapıp modern merkeze taşındık. Amazonas caddesi civarında bulduğumuz bir hostele yerleştik.Bu arada sabah başlayan ishal ve mide krampları artmaya başladı. Baktım Tulga’da aynı durumda, galiba yediğimiz bir şeyden mikrop kaptık.İki gün yatakta yattım ve iyi şeyler yemeğe çalıştım. Tulga ikinci gün toparlandı ama benim durum ancak ilaç tedavisi ile 4. günde düzelmeye başladı.Bu arada daha iyi bir hostel bulup oraya geçtik.Hostellerin fiyatları iki kişilik odalarda 8 dolar civarı. Son kaldığımız Cross Roads Hostel gayet iyi ama çevrede onlarca hostel bulunuyor keyfinize göre birini seçebilirsiniz.
Quito’da başlıca gezilecek iki yer var.Bunlar Plaza de Grande çevresindeki koruma altına alınmış tarihi bölge ve Mitad del Mundo yani dünyanın ortası anıtının bulunduğu yer.Önce tarihi bölgeyi hayranlıkla gezdim. Pazar günü gezdiğim için ortalık çok kalabalıktı. Stand up gösteriler yapanlar, elinde dini kitaplar nutuk atanlar, yoga yapanlar,satıcılar,yerel kıyafetli insanlar her yerdeydi. San Fransisco meydanı ve Bazilikalar, arnavut kaldırımlı sokaklar çok hoşuma gitti.Sonraki gün Amazonas caddesi civarındaki kitapçıları gezip bir kaç alışveriş yaptım. Halsiz oluğum için hostelde kalıp dinlendim. 4. günde Mitad del Mundo’ya gittik. Anıtı ve çevresindeki müzeleri gezdik. Ama bu anıt 200 yıl önce hata sonucu ekvatorun üzerine değilde yaklaşık 200 metre yanına inşa edilmiş. Gerçek nokta ise bir eve denk gelince özel girişimcilik evi müzeye çevirip , yanınada ekvator üzeri deneyler yapan rehberleri koyunca eğlencelik bir yer halini almış.Meriem isimli rehber kız bize önce müzeleri gezdirdi,yerli kabilelerden başlayıp Ekvator’un kültürel yapısını anlattı.
Sonra yumurtayı çivi üzerinde durdurma, Barış Manço’nun suyun akış yönü deneyi, Coriolis kuvvetinden dolayı ekvatorda ağırlık azalması, güneş saati gibi bir çok eğlencelik deney yaptık. Buraya gelenler 3 dolar girişli bu İnti Nan Solar müzesini mutlaka gezmeliler. Bu arada 200 yıl önce ekvator çizgisini 200 metre yanlış hesaplayan avrupa medeniyetleri 1000 yıl önce yerlilerin doğru noktaya yaptıkları anıtın kalıntılarını hemen yakındaki dağın zirvesinde bulunca çok şaşırmışlar. Zaten Quito ismide yerel dilde Orta Dünya anlamına gelmekte imiş.
Bugün ise Küba Konsolosluğuna turist kartımızı almak için gittik fakat havaalanında check in sırasında alabileceğimizi söylediler.3 gündür yemeklerimizi de kendimiz hostelde yapıyoruz. Marketten aldığımız 10 dolarlık malzeme iki gün karnımızı doyurdu hemde kendimiz yaptığımız için sağlıklı oldu.Bu arada Küba ve Jamaika için hesaplı geçim yolları bilenler lütfen mfici@hotmail.com adresine bilgi versinler, çok memnun oluruz.Artık yola çıkma zamanı, Fidel bizi bekler.Herkese selamlar

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: