Pages Menu
TwitterFacebook
Categories Menu

- Gezgin: - Mar 25, 2008 Konu: Güney Amerika | 0 yorum

El Salvador Gezisi

25.03.2008 Managua – Nikaragua
Managua’da kaldığımız hostelde son bir haftada 3 kez her şeyi soyulan ve pasaportunu,kredi kartlarını,parasını,ipotunu kaybetmiş Finlandiyalı Pete,kolu hırsızlarla boğuşurken kırılmış ama genede soyulmuş Californialı Daniel,kamerası çalınmış İsveçli Camilia ile tanışınca anladık ki Orta Amerika’nın Teksasına geldik.Çoğu 15-16 yaşında çocuklardan oluşan çeteler günün her saatinde silahlarla saldırıp sizi soyabilirler.Bugün sadece 20 metre önümde bir adamı soydular ki adamcağızın çığlıklarına rağmen her şeyini 15 saniyede götürdüler.Yerel halk ise bir şey yapamamanın ezikliği ile sadece pusu kurulan yerleri bildiği için siz yürürken bu sokaktan yürümeyin diğerine geçin gibi uyarılarda bulunuyor.Ama tabi ki Nikaragua başkent Managua’dan ibaret bir yer değil.
EL SALVADOR


7 Milyonluk El Salvador Orta Amerika ülkeleri arasında nüfüs yoğunluğu en yüksek olan ülke olma özelliğine sahip.Aynı Ekvator’da olduğu gibi para birimi Amerikan dolarına çevrilmiş. Türkiye vatandaşları 3 aya kadar vizesiz kalabiliyorlar.Burada da elektrik prizleri Amerika ile aynı,kredi ve banka kartları ATM ve poslarda sorunsuz çalışıyor,Dili İspanyolca ve ülkemizle saat farkı sekiz. Gezginlerin günlük bütçesi 20-25 dolar arasında değişmekte olup gene sokak yemekleri bu miktarı düşürmekte baş rolu oynuyor.Popusas ve harchata El Salvador kökenli yiyecek ve içecekler. Bizdeki gözleme ayran ikilisi ile benzetebiliriz.
El salvador kanlı bir yakın tarihe sahip.1980’lerde yaşanan iç savaşın bilançosu ağır olmuş. Nikaragua’da başlayan Kominizm dalgası buralarada yayılınca Amerikan hükümeti El Salvador ordusuna devrimci hareketi durdurabilmesi için milyarlarca dolar para pompalamış.1992 yılında silahlı gerilla grubu FMNL ile barış anlaşması imzalanmış ve silahı bırakan grup politika sahnesine çıkmış.12 yıl süren iç savaşta 75.000 kişi ölmüş, bu savaş için USA buradaki sağcı hükümete tam 6 milyar dolar yardımda bulunmuş.
Ülkede güvenlik sorunu hala devam etmekte ve özellikle başkentte çok dikkatli olmakta ve akşamları dışarı çıkmamakta fayda var.Başkent dışında dağları ve trekkingi sevenler için Ruta de las Flores, sörf sevenler içi Pasifik kıyılarında Plaja del Tunco ve daha bir çok büyük dalgaların olduğu plajlar ülkenin başlıca turistik yerleri.
San Salvador
Honduras’ta, Santa Rosa de Copan’dan bindiğimiz otobüsle yaklaşık 2 saatte sınır kasabası olan Ocotepeque’ye ulaştık.Samana Santa tatili dolayısı ile yoğun işleyen dolmuş taksiler sürekli dolu olunca 7 km. uzaklıktaki sınıra otostopla gittik.Bizi alan Toyota kamyonetin kasasında sınıra ulaştık.İmigrasyon bürosuna her şeye rağmen pasaportları göstrerdik ve tamamdır, işleme gerek yok işareti ile yolumuza devam ettik.El Salvadora girişte derme çatma bir kulübede papusas yapan teyzemi görünce hemen 6 tane sipariş edip masaya oturduk.Peynirlisinin yanında turşu ve acılı sosuda gelince değmeyin keyfimize.Karnımız doyduktan sonra çantaları yüklenip 100 metre ileride yer alan terminale gittik. Gene Amerikan okul otobüslerinden bir tanesine atlayıp 1.80 dolara 3 saatte El Salvador’un başkenti San Salvador’a ulaştık.Henüz daha otobüs işleme düzenini bilmediğimiz için terminalden Los Heros caddesi bölgesinde yer alan hostellerden Ximena’s Guesthouse’a 4 dolara taksi tutarak gittik.Hostel bakımsız kalmış güzel bir hostel, sanki çok iyi işletmecileri varmışta bir kaç yıldır hiç uğramamışlar tadında bir yer.6 kişilik dorm oda fiyatları 8 dolar. Oda boş olunca fazla direnmeden yataklara yerleştik.Hostelde kalanlara mutfak yok ama fast food satan restoran bulunuyor.Fakat ne fiyatları ne de yemeklerin lezzetleri pek iyi değil. Kalmak isteyenler için adresi Calle San salvador 202, Boulevard de los Heroes.
Duş alıp bir şeylerde atıştırdıktan sonra ilk işimiz otobüs numaralarını öğrenmek oldu. 29 B numaralı otobüse atlayıp katedralin ve tarihi binaların bulunduğu merkeze gittik.Gene tahtakale ortamları ama çok şenlik bir pazar kurulmuş. Ne ararsanız var ve sanki panayır yeri gibi.İkimizinde çok hoşuna gitti,Hem tarihi bölgenin hemde halk pazarının bir arada olması fotoğraf çekme ve alışveriş yapmanın tadını bir arada çıkarmamızı sağladı.Akşam hostelin bahçesinde kaldık.Yemek için ise hostel yakın los heroes caddesi uzerinde yer alan sayısız restorandan biri olan pizza hut’a giderek yemek yedik.Hostelin bulunduğu bölge akşamları nispeten güvenli fakat San Salvador şehri hava karardıktan sonra pek. tekin değil.Hatta gündüz bile bir çok yere yürüyerek gitmememiz konusunda uyarılar aldık.Bundanda dolayı akşamları bizim hostelin bulunduğu güvenli bölgedeki restoranlar tıka basa doluyor. Bazıları 24 saat açık.
Sabah kalkıp kahvaltımızı yaptıktan sonra biletlerimizi almak için uluslararası taşımada şu anda Orta Amerika bölgesinde bir numarada yer alan Tica Bus’tan Nikaragua’nın başkenti Managua’ya 25 dolara bilet aldık. Tica Bus’un ofisi Calle Concepcion 121 numarada yer alan Hotel San Carlos’un girişinde.Ardından Bolivar Parkı yakınından kalkan Puerto la libertad otobüslerinin yerini bularak kalkmak üzere olan birine atladık.
Puerto La libertad ve Plaja el Tunco


Adındanda anlaşılacağı gibi burası Pasifik Okyanusuna açılan bir liman şehri.Otobüsten indikten sonra şehirde biraz yürüdük.Sıcak bir yandan,trafik tozu ve kalabalık bir yandan insanın pek durası gelmiyor.Yol kenarında bir restoran bulup taze bir okyanus balığı ile karnımızı doyurduk.Yemeğin ardından asıl hedefimiz olan Tunco plajına gitmek için otobüse atladık.Plaja giderken sörfçüler için iyi dalgalar yakalanabilen ve Güney Afrika’dan sonra en iyi denen Punta Roca’yı geçip 15 dakikada Plaja el Tunco’ya ulaştık.Ne plaj ne deniz beklediğimiz güzellikte değildi. Dar bir kumsal, ortalıkta bir çok çöp,yüzmeye imkan olmayan bir deniz ve kıyıyı boğacak şekilde kurulmuş oteller.Tabi sörf severler için ortamın önemi yok önemli olan dalgalar.Deniz kenarında oturup bir süre zaman geçirdik ama canımızda sıkıldı bu duruma. Güzel bir plaj hayal etmiştik.Yola doğru yürüyüp tekrar otobüsle Puerto’ya ordanda tepe tepeye dolu bir otobüsle San Salvador’un merkezine döndük.Toplam yol masrafı gidiş dönüş 5 dolar oldu.Tekrar çok sevdiğimiz pazara daldık. Her yer Barcelona bayrak ve tişörtleri ile dolu.Bayrakların altlarındada %100 Katalan yazıları.Galiba burada katalan oranı bir hayli yüksek. Bu arada Santa Semana için tarihi bölgedeki bir çok yol boyandı.Boyama ve süsleme aşamaları çok eğlenceli ve büyük bir kalabalık tarafından takip ediliyor.Bir önceki günde evlerinden (kimbilir kaç km uzaktan geliyorlardı) emekleyerek kiliseye gelen insanları gördük. Bir kısmı gerçekten acı çemekte ve güçlerinin sonunu kullanmakta idi.Ayrıca emekleyenlerin gözleri bağlı ve yanlarında bulunan bir refakatçı tarafından sürekli takip ediliyorlar.,Merkezden hostele hava kararmadığı için yürümeye karar verdik. Aslında bu da tehlikeli bir hareket pek tavsiye edilmiyor.Yolda bir kaç sataşan oldu ama sağ salim kendimizi hostele attık. Akşam yemeği için gene Pizza Hut’a gidip bu sefer spagetti yedik.Saat sabah 4’te Tica bus otobüsüne gideceğimiz için gece uyumayıp notları yazmayı tercih ettim ki bu sayede bütün yolda uyuyarak geçti.
Şu an Nikaragua cennet mi,cehennem mi onu çözmeye çalışıyoruz.Bu arada Özlem valla yoruldum ve Yekta’yı özledim yoksa Venezuella’yı görmek istemem mi? Hem gene gelmeye sebep olacak,orada daha Guayana’lar var,Jamaika kaldı.Özgür Dost tavsiyen için teşekkürler ama Tica’dan almıştık bileti.Herkese çok selamlar.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: