Pages Menu
TwitterFacebook
Categories Menu

- Gezgin: - Oca 21, 2012 Konu: Güney Amerika | 0 yorum

Güney Amerika Rotası 2 – Arjantin

Güney Amerika Rotası 2 – Arjantin

Buenos Aires izlenimleri

 

21.01.2012 Cumartesi

 

Bir ara yol bitmeyecek sandım, şehir merkezine girdik ama otobüs bir türlü terminale giremedi. Şehre girdiğimizde ilk olarak sağ tarafta �El Monumental� stadyumunu görüyoruz. Her ne kadar Boca taraftarı olsam da River�ın stadı olan El Monumental�de maç izlemeyi her zaman çok istemişimdir. Gallardo, Salas, Ortega, Batistuta, Crespo gibi futbolcuları da çocukken ilk River Plate formasıyla izledim. Yine son dönemde herkes tarafından en iyi forvetler arasında gösterilen Falcao�da River çıkışlı futbolculardan.

 

guney amerika 27

Sonunda otobüs Buenos Aires�in merkez terminali olan Retiro�ya varıyor. Terminalden 4’erli gruplara ayrılarak San Telmo bölgesinde bulunan ve önceden rezervasyon yaptırdığımız America del Sur Hostel’e ( Güney Amerika anlamına geliyor) gidiyoruz. Retiro�dan San Telmo�ya taksi 50 pezo tutuyor bu da kişi başı 12.5 pezo anlamına geliyor. Eğer fazla eşyanız yoksa ve  biraz yürürüm derseniz terminalin çıkışında bulunan duraktan Boca yönüne giden  152 numaralı Olivas-Boca  otobüsüne binerek de San Telmo bölgesine gidebilirsiniz(1.25 pezo). Hostelde  bir gece konaklama iki kişilik oda 320 Pezo, 4 kişilik dormda kişi başı fiyat 85 pezo. Odaların hepsinde duş – tuvalet, ücretsiz internet, wifi, tv room ve sabah 8-12 arası açık büfe kahvaltı hostelin imkanları arasında. Ayrıca hostelin içinde devamlı müzik yayını var. Çalışan personel arada Morcheeba, Radiohead, Bob Marley çalıyor:) ayrıca her konuda yardımcı oluyorlar. Check-in yaptırıp odalara çantaları attıktan sonra ver elini San Telmo Meydanı. Meydana çıktığımızda ilgimizi en çok çevredeki antikacılar çekiyor.(Candaş görmen lazım burayı!!) Neyse gözümü kapatıp atlatıyorum antikacıları yoksa dayanamayıp cebimdeki tüm parayı tepsiye plakaya vericem ayrıca gezinin bitmesine daha 35 gün var nasıl taşınır bunlar.

 

guney amerika 28

Meydanda bir sürü cafe bar bulunuyor. Biz de bunlardan birine oturup biraz sonra başlayacağını öğrendiğimiz tango gösterisini izlemek için yerlerimizi alıyoruz. Yan masada tango için hazırlanan çiftteki erkek Arjantinlilere benziyor ama kızın Arjantin�i bırakın Güney Amerikalılara benzer hali yok. İskandinav desen belki Hollandalı ya da Alman demek daha doğru olur. Tango başlayacak derken yan masada oturan başka bir çift yanımıza geliyor. Meğer 2 ay önce tango öğrenmek için İzmir�den ta Buenos Aires�e gelmişler. Birazdan dans edecek olan kızda kardeşiymiş adı da Ayşe. Yani Arjantinli değil diye düşündüğüm kız sen İzmir�den gel Buenos Aires�te San Telmo meydanında Tango yap, BRAVO valla. Tango bitip şapka içinde para topladıktan sonra Ayşe yanımıza gelip burada ne yaptığını anlatıyor. Üniversiteyi bitirdikten sonra iş aramaktan sıkılmış ve 3 yıl önce ne İspanyolca ne de İngilizce bilmemesine rağmen Buenos Aires�e gelmiş. 3 sene sonunda Tango, İspanyolca ve İngilizce tamam hem de hayatından çok memnun. İlk geldiğinde zorlanmış ama şimdi hem tango dersleri veriyor hem de lüx gemilerde ayda 3 defa tango yapmaya gidiyormuş.Biraz daha oturup bir şeyler içtikten sonra hostele geri dönüyoruz. Yarın ilk olarak La Boca�yı gezip oradan da San Telmo�da kurulan pazara uğrayacağız.

 

guney amerika 29

22.01.2012 Pazar

 

Güne erken başlıyoruz gezilecek olan bir La Boca ve San Telmo pazarı var. Odadan çıkıp asansöre bineceğim sırada aşağıdan kulağıma Morcheeba � Every Body Loves the Loser şarkısı geliyor. İyice keyfe gelip kahvemin yanına kek ve dulce de lecheyi alıp oturuyorum masaya. Kahvaltıyı yaptıktan sonra 152 nolu Olivas-Boca otobüsüne binerek La Boca mahallesine gidiyoruz.

 

guney amerika 30

LA BOCA

 

Şaka gibi! Şu an La Boca dayım ve biraz sonra La Bomboneria�ya gidicem. Mahalleye ilk girdiğimizde Maradona�nın heykelleriyle karşılaşıyoruz. Tango yapanlar, resim yapanlar, renkli binalar o kadar güzel ki kendinizi hemen buraya aitmiş gibi hissediyorsunuz. 5 mahalle arkadaşı tarafından kurulan Boca Juniors renklerini o dönem limana demir atmış İsveç bayrağının renklerinden alıyor. Takımın adına sonradan eklenen � Juniors �mahalledeki komşuluğu simgeliyor.

 

guney amerika 31

La Bomboneria�ya giriş ve müzeyi gezmek 50 pezo. Eğer stadyumumda kale arkası dışındaki diğer bölümleri de gezmek isterseniz müzedeki uzun kuyruğu bekleyip gruplar halinde gezebilirsiniz. Stadı gezdikten sonra fanshop’a girip de insanın kendini kaybetmemesi elde değil. Formalar, atkılar, bardaklar, rozetler yani Boca ile ilgili her şey. Normalde t-shirt veya atkı almadan duramazdım ama bu defa dirayetli çıktım ve sadece 1 tane rozetle alarak alışverişimi sonlandırdım. Sonuçta belirli bir bütçeyle çıkılan yolculuklarda insanın kendini biraz sıkması gerekiyor. Normalde Barcelona�nın shop’undan aldığımın 3 katı daha fazla şey beğenmeme rağmen benim için tek teselli rozet oldu.

 

guney amerika 32

Stadyumu gezerken Martin Palermo�nun Boca Juniors�da ki etkisini iyiden iyiye hissedebiliyorsunuz. Geçen yıl futbolu bırakan Palermo Boca taraftarı için Maradona�dan sonraki ilah. Yine kariyerinde Barcelona ve Villareal gibi takımlar olan Juan Roman Riquelme�nin de daha futbolu bırakmadan heykeli La Bombonera�da müzeye dikilmiş. Stadyumda kale arkasındaki yerler demirden yapılmış bunun sebebi taraftar zıpladığında karşı takıma baskı altına almak için çıkartılan ses.

 

guney amerika 33

La Bomboneria�da maç izlemek için turistlere ayrılmış ayrı bir bölüm var ama ben taraftarlarla beraber kale arkasında izlemek istiyorum derseniz bunun için Boca Juniors kulüp kartına sahip olmanız gerekiyor.(kart olmadan da maça girmenin başka yolarlıda yok değil) Bu arada bir gün Boca Juniors kulüp kartına sahip olursanız maraton tribünde maç izlemenin bedeli 220 pezo ama gol sonrası taraftarlarla beraber aşağıya doğru koşmak paha biçilemez.

 

guney amerika 34

La Boca�da stadyumdan çıktıktan sonra ara sokaklara dalıp mahalleli çocukların maç yaptığı sahada maçı izliyoruz. Sahanın duvar kısmında koskocaman bir yazı� Republica de la Boca �.(Boca Cumhuriyeti)

 

guney amerika 35

Bu arada Boca forması giymiş ve bende ayrı bir yeri olan Rodrigo Palacio� da Bocalılar için sembol isimlerden biridir. 3 yıl önce Riquelme takıma dönmeden önce takımın lideri olan Rodrigo Palacio şu İtalya�da Genoa forması giyiyor.

 

SAN TELMO

 

La Boca�dan yine 152 numaralı otobüse binip San Telmo yakınlarında iniyoruz. Not: Buenos Aires�te otobüslerde sadece demir para geçiyor. San Telmo�ya geldikten sonra pazarı baştan aşağı geziyoruz. Planımızda 4 den sonra Racoleta�ya gidip Eva Peron�un mezarını ziyaret etmekti ama mezarlığın 5 de kapanacağını yeni öğrenince  bunu  yarınki plana dahil ettik.

 

guney amerika 36

Akşam hostelde makarna ve salatamızı yapıp keyifle yemeğimizi yedikten sonra hırsızlık olayıyla karşı karşıya kalıyoruz. Deniz�in çantası biz yemek yerken yan masada oturan 2 kadın tarafından çalınıyor. Hemen sokaklara dağılıp çantayı aramaya koyuluyoruz. Hostel�deki kameraları izleyerek kimler olduğunu tam tespit etmek istiyoruz ancak resepsiyondakilerin kameraların kayıt yapmadığını sadece göstermelik kameralar olduğunu söylemesi bizi daha fazla sinirlendiriyor. Hemen telefon edip kredi kartlarını iptal ettiriyoruz daha sonra karakola giderek hırsızlık olayını bildirip dilekçe dolduruyoruz. Bu dilekçe yarın gideceğimiz konsoloslukta seyahat belgesi çıkartmada işimize yarayacak.Polisten döndükten sonra tekrardan çöpleri kontrole çıkıyoruz. Hostelin her yönüne doğru 10 blok tüm yerleri tarıyoruz ancak çantadan her hangi bir iz yok. Saat 23:00 civarında Elçin hostelin sağ çıkışındaki çöpte çantanın üstüne bağlı olan şalı buluyor, umutlanıyoruz�

 

guney amerika 37

Çanta arama gece yarısına kadar sürüyor. Yapacak birşey olmadığından yarın sabah gideceğimiz konsolosluğun bilgilerini alıp yarını beklemekten başka çaremiz kalmıyor.

 

guney amerika 38

23.01.2012 Pazartesi Buenos Aires

 

Sabah erkenden kalkıp birazda atıştırdıktan sonra pasaportu çalınan Deniz Bal ve Deniz Karaevli ıle beraber hostelden çıkıp yollara düşüyoruz. Konsolosluğa gitmek için yine 152 numaralı Olivos-Boca otobüsüne binip Palermo �ya yakın bir yerde iniyoruz. Konsolosluğa ulaştığımızda kapıdaki görevliler tarafından binada bulunan Özgür Bey�e yönlendiriliyoruz. Daha önceki konsolosluk maceralarımız pek iyi geçmediğinden -özellikle geçen yıl Uzakdoğu�da yaşadıklarımız aklıma gelince- ayaklarım geri geri gidiyor.

 

guney amerika 39

Bir gün olur da Arjantin�e gider pasaportunuzu kaybederseniz (ki umarım gerek kalmaz) konsolosluk adresi: 11 DE SEPTIEMBRE 1382 1426 CAPITAL FEDERAL-ARGENTINA

 

Bu defa korktuğumuz başımıza gelmiyor. Özgür Bey gerçekten samimi bir şekilde işi çözmek için elinden geleni yapacağını söyleyince içimiz biraz daha rahatlıyor. İlk olarak geçici pasaport çıkartmayı deneyeceklerini, o da olmazsa geçici seyahat belgesiyle bir sonraki durak Santiago de Chile� de pasaport işlemlerini halletmeye çalışacaklarını söyledi. İlk olarak 2 adet vesikalık fotoğraf gerekiyor, biz de onları çektirmek için tekrardan dışarı çıkıyoruz. Bakkala benzeyen fotoğrafçıda dijital makine ile 4 tane fotoğrafı çektirip tekrardan konsolosluğa dönüyoruz( 4 foto 28 pezo)

 

guney amerika 40

Özgür Bey bize daha sonra konsolosluklarda yeni yürürlüğe girecek olan sistemden bahsetmeye başlıyor. Eğer Deniz�in pasaportu lacivert yani eski pasaportlardan olmasaydı, yeni sisteme göre �aynı bordo pasaportlar gibi ama üzerinde geçici pasaport yazanları� sadece defter parasını ödeyerek alabilecektik. Ama eski sistem lacivert pasaport çıkartmak için konsolosluğun eski sistemde yani daktilo sistemiyle çalışması gerekiyor. Bu sistem burada olmadığı için işimiz biraz zor gözüküyor ama deneyeceklerini söylediler. Özgür Bey bizden fotoğraflar dışında dün gece karakoldan aldığımız tutanak ve pasaport fotokopilerini aldıktan sonra saat 15:30� da tekrardan konsolosluğa gelmemizi istiyor onlar da bu arada Ankara ile irtibata geçerek durumla ilgili ne yapabileceğini araştıracak.

 

guney amerika 41

Konsolosluktan dışarı çıkıyoruz. Deniz Bal�ın morali işler bir türlü halledilemediğinden dolayı hala bozuk. Bizim Buenos Aires�li Deniz Karaevli� de dün gecenin karakol koşturması(polislerle İspanyolca anlaşmaya çalışması) çöp araması derken iyice yoruldu, bunun üstüne bu sabah da erken kalkınca enerjisi tükendi. Biz de konsolosluk saati gelene kadar yemek yiyip ardından bugün programda olan birkaç yere gidebilir miyiz diye düşünmeye başladık.

 

guney amerika 42

İlk olarak Deniz Karaevli� nin tavsiyesiyle Palermo�da şu meşhur Arjantin bifteğinden yiyebileceğimiz bir yere oturduk. Mekanın tarihi ve kendine özgü bir dekorunun olması müşterilerin tercih sebepleri arasında. Müşteriler kendi içtikleri şarap şişesinin üzerine günün hatırasına bir şeyler yazıp üst tarafta bulunan raflara koyabiliyorlar. Herkesin çok övdüğü lomo etini iyi pişmiş söyleyip beklemeye başlıyorum tabi yanında 1 şişe şarabımızı da açtırıyoruz. [Böyle bir mekanda kaliteli denebilecek bir şarabın fiyatı 60-90(25-40 tl) pezo aralığında] Yağsız olduğundan pek beğenmediğim lomo etini bitirip Recoleta Mezarlığı�na doğru yola çıkıyoruz.

 

RECOLETA

 

Orijinal ismi Cemeterio de la Recoleta dır. Dünyanın en sıradışı mezarlıklarından biri olarak kabul edilen Recoleta�nındüzeni Fransız mühendis Próspero Catelin tarafından tasarlanmış. 1822 yılında kurulmuş olan Recoleta şehrin en eski mezarlığı olma özelliğini taşıyor ayrıca çoğu tarihi eser kabul edilmiş yüzlerce mozole mevcut. Paris� de bulunan Pere Lachais( Jim Morrison, Balzac, Frederic Chopin, Edith Piaf, Yılmaz Güney, Ahmet Kaya ) ve Moskova�da ki Novo � Deviçye ( Nazım Hikmet, Çehov, Boris Yeltsin, Vladimir Mayakovski, Nikolay Gogol, Sergei Eisenstein) mezarlıklarında da olduğu gibi Arjantinli ünlü yazar, siyasetçi ve askerlerin mezarları Recoleta� da bulunmakta. Arjantinlilerin Evitası Eva Peron�un mezarı da Recoleta�da bulunmakta. Mezarlık sabah 08.00 den akşam saat 17:30’a kadar gezilebiliyor.

 

guney amerika 43

EVA PERON

 

Arjantin başkanı Juan Domingo Perón‘un ikinci eşi olan Eva Peron ( tam adıMaría Eva Duarte de Perón ) Los Toldos kentinde beş çocuklu fakir bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Babasını çocuk yaşta kaybeden Evita ünlü olmak ümidiyle Buenos Aires�e gidiyor. 1944 yılında genç bir subay olan Juan Domingo Peron ile tanışıyor. O dönem Juan Domingo Peron halk tarafından � emekçi babası � ünvanıyla tanınıyordu. Evitakocasının diktatörlüğü döneminde kadın hakları için çalıştı ve aktif anlamda siyasetin içinde yer almamasına karşılık, her zaman siyasetle ve halkla içiçe oldu. İşçi sendikalarının örgütlenmesinde önemli rol üstlendi ve 1947 yılında kadınların oy verme hakkı elde etmesini sağladı. Fakir halka yiyecek, para ve ilaç yardımında bulundu, çocuklar için de yardım kampanyaları düzenledi bu yüzden de Arjantin halkı için Evita�nın yeri her zaman ayrı.Eva Peron 1952�de 33 yaşında kanserden hayatını kaybetti. Eşi Domingo Peron’un iktidardan düşmesinden sonra gömüldüğü yerden çıkartılan naaşı 16 yıl saklandıktan sonra önce eşinin yanına, sonra da aile mezarlığına defnedildi.

 

guney amerika 44

Mezarlığa girdiğimizde kapıda bizi AIDS için yardım toplayan gönüllüler karşılıyor. Evita�nın mezarı dışında askerler ve siyasetçilere ait mezarlıkları kağıt üzerine çizip kısaca anlattıktan sonra bizden AIDS için yardım istiyorlar. Belki burada olabileceği umuduyla Jorge Luis Borges�in mezarını sordum ama daha sonra mezarın İsviçre�de olduğunu öğrendim. Mezarlığı gezdikten sonra konsolosluğa dönmek için tekrardan metroya yöneliyoruz.

 

Konsolosluğa geri döndüğümüzde pasaportun lacivert(eski) olmasından dolayı işlemlere ancak Santiago de Chile�de devam edebileceğimizi öğrendik. Eski sistemde çalışmaya devam eden Santiago�ya gitmek için buradan geçici seyahat belgesi düzenlenecek ve Deniz bu yolla Şili�ye girebilecek.

 

guney amerika 45

Konsoloslukların geçecekleri yeni sistemle artık dünyanın neresinde olursanız olsun kaybettiğiniz bordo pasaportunuzu ( tabi konsoloslukta yeni sistem olması gerekiyor) defter parası ödeyerek aynı pasaport numarası aynı olmakla birlikte alabiliyorsanız. Hem de ne kadar süreniz kalmışsa o yeni aldığınız pasaporta aynen işleniyor. Konsoloslukta işlerimizi halledip biraz soluklandıktan sonra hostele geri dönüyoruz.

 

Yardımları ve gösterdikleri ilgiden dolayı Özgür Bey ve ikinci konsolosumuz Deniz Hanım�a sonsuz teşekkürler�

 

San Telmo�ya döndükten sonra normal programda bugün gitmeyi planladığım Filorida�ya doğru yürümeye başlıyorum. Filorida�ya doğru yürürken ilk durak Plaza de Mayo. Plaza de Mayo�da yakınlarını kaybedenler her Perşembe günü saat 17:17�de toplanarak kaybolan yakınlarının gelmesini bekliyorlar.Ellerinde kayıp çocukları, kardeşleri, babalarının fotoğraflarıyla başlarında beyaz başörtüleriyle. Perşembe olmamasına rağmen astıkları pankartlar Plaza de Mayo�dan geçen herkesin ilgisini çekiyor. Perşembe günü Buenos Aires� de olsaydık buraya gelmeyi gerçekten çok isterdim fakat o gün çoktan Şili�ye geçmiş olacağız.,

 

guney amerika 46

Sabah konsolosluk telaşı arkasına Recoleta ve Filorida derken iyice acıkıyoruz. Yemeği bu akşam ben yapıyorum. Ekipten Tamer ve Gökçe�yi peşime takıp Çinlilerin işlettiği markete dalıyorum. Tavuk, soya sosu, sebzeler, makarna, soslar ve biralar yemekte ihtiyacımız olan malzemeler. Bu akşam yapabildiğim en güzel yemeği yapıyorum � tavuk sote�(başka yemek yapmayı pek beceremiyorum galiba söyleyenlerin yalancısıyım) yanına da makarna ve salata(ve bol miktarda quilmes). Tavuk sote, makarna ve salata hazır olduktan sonra akşam yemeğimizi keyifle yiyoruz.

 

guney amerika 47

Buenos Aires bana daha önce çok uzun kalmama rağmen güzel zaman geçirdiğim Madrid�i hatırlattı. İnsanların güler yüzlülüğü, samimiyeti, futbola olan aşkları bu şehri ve ülkeyi bir kez daha sevdirdi bana. Seninle beraber İtalya�yı değil de Arjantin�i gezmeyi, yaşamayı ve keşfetmeyi gerçekten çok isterdim. Bu arada İtalya ve Arjantin demişken, Eskişehir�deki yeni ev arkadaşımız 3 yıl önce beraber Tayland ve Myanmar�a beraber yolculuk yaptığımız İtalyan asıllı Arjantinli Martin olmuş. Martin �Bienvenido a casa�

 

Buenos Aires�e (barış abinin(barısnerede) notlarında okuyup tekrar hatırladığım şiiriyle) Buenos Aires�li olan biriyle veda ediyorum.

 

Maradona, Evita, Jorge Luis Borges, Palermo, Gabriel…

 

Hasta luego�

 

guney amerika 48

 

 

ANLAR

 

Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,

 

İkincisinde, daha çok hata yapardım.

 

Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.

 

Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,

 

Çok az şeyi

 

Ciddiyetle yapardım.

 

Temizlik sorun bile olmazdı asla.

 

Daha çok riske girerdim.

 

Seyahat ederdim daha fazla.

 

Daha çok güneş doğuşu izler,

 

Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.

 

Görmediğim bir çok yere giderdim.

 

Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.

 

Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.

 

Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.

 

Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.

 

Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.

 

Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.

 

Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,

 

Gitmeyen insanlardandım ben.

 

Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.

 

Eğer yeniden başlayabilseydim,

 

İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.

 

Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.

 

Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,

 

Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.

 

Ama işte 85’indeyim ve biliyorum…

 

ÖLÜYORUM…

 

 

Jorge Luis BORGES

 

 

 

 

 

26.01.2012 Perşembe Mendoza

 

– Eee Santiago de Şili�ye gitmiyor muyuz abi Mendoza nerden çıktı?

 

– Madem Montevideo�ya gidemedik yol üstü Mendoza�ya uğrayalım, takılır oradan geçeriz Şili�ye olmaz mı? Hem şarap bağları varmış şarap içeriz bol bol.

 

guney amerika 49 Buenos Aires� de 2 gün sıvıklandıktan sonra Çarşamba akşamı Mendoza�ya doğru yola çıkıyoruz. Biz 2 gün Buenos Aires� de sıvıklanırken Elçin, Deniz Bal, Leyla, Suna, İbrahim Abi, Şennure Abla, Ayşe Abla ve Sedat abiden oluşan grup çoktan Mendoza yollarına düşmüştü.

-Biletleri almak için Retiro (ana terminal) terminalini kullanıyoruz. Buenos Aires� den Santiago de Şili�ye direk gitmek isterseniz 31 numarada bulunan �CATA� firmasını kullanabilirsiniz. CATA�nın Santiago de Şili�ye her gün seferi var. Akşam 17:00� de kalkan otobüste cama(yataklı)koltuk:680, semi-cama(yarı yataklı)koltuk:610 Pezo. Eğer bu pahalı daha ucuzu yok mu derseniz 33 numaralı perondaki �EL RAPIDO� da semi-cama:535 Pezo. Günde 15:00 ve 21:15 olmak üzere 2 seferi var. Buenos Aires – Santiago yolculuğu 24 saat sürüyor. Eğer yol üstü başka bir yer daha göreyim derseniz bizim yaptığımız gibi Mendoza seçeneğini kullanabilirsiniz. Mendoza için 28 numarada bulunan �ANDESMAR�(15:00 -16:30-17:45-19:15-21:00) veya 30 numaradaki �VIA BARILOCHE�(18:00) otobüs firmalarını tercih edebilirsiniz.(ikisinin de fiyatı 420 pezo)

 

guney amerika 50

Ben hostel de notları toparlarken Erdem, Emrah, Gözde, Mesut ve Gökçe La Boca�ya gittiler. Onlar gelene kadar hostel de kendi makarnayı yapıp mideme indirdim. Gençlerin La Boca�dan gelişleri geciktiği için Retiroya giderken taksiye binmek zorunda kalıyoruz.

 

MENDOZA

 

Otobüste dağıtılan enfes akşam yemeği, sabahına kahvaltı derken bir bakmışız Mendoza�dayız. Otobüsten indikten sonra çantaları emanete verecek yer aramaya koyuluyoruz. Yine gruptan bazıları para bozduracak yer aramaya başlıyorlar.( Mendoza terminalinde para bozdurulacak tek yer Western Union oda sabah 09:00�da açılıyor) Bu arada Elçin�den gelen mesajda biletleri ANDESMAR� dan saat 22:45 otobüsüne aldıkları yazıyordu fakat o firmada yer olmadığından biz tekrardan otobüs aramaya başlıyoruz. Çantaları 54. Peronda bulunan emanetçiye 15 pezodan emanete verdikten sonra CATA� nın 22:30 otobüsüne yerlerimizi alıyoruz.( 190 pezo)

 

guney amerika 51

Terminalin merkezden uzak olmadığını öğrenince Independecia Meydanına doğru yürümeye başlıyoruz. İlk izlenim olarak Mendoza bana temiz sokakları, güzel kafeleri, küçük ve sevimli bir yer havası verdi. Aklımızda bisiklete binip gideceğimiz üzüm bağları ve şarap mahzenleri var yürümeye devam ediyoruz. Independencia meydanının kesiştiği caddelerden biri olan Seguerdo�da (Mendoza�nın en işlek caddesi) Elçinlerin tavsiye ettiği YTA acentasına giderek bisiklet turuyla ilgili bilgi alıyoruz. Turun fiyatı bize biraz tuzlu geldiğinden(130 pezo) kendimize alternatif rota çıkartmaya karar veriyoruz. Önce otobüsle bağların ve şarap fabrikalarının bulunduğu Maipu� ya gidip oradan bisiklet turunu ayarlamak bize daha mantıklı geliyor. Arjantin�de otobüslerde sadece demir para geçtiğini daha öncede belirtmiştim eğer demir paranız yoksa biraz uğraşmanız gerekiyor. 8 kişi için bozuk para bulamadığımızdan kart alarak otobüse biniyoruz.(roja caddesindeki küçük büfelerden kart temin edebilirsiniz) Roja caddesinden geçen Maipu (171-172-173 numaralı olanlar) otobüsüne biniyoruz. 40 dakika sonra indiğimizde durakta bizi bisiklet turu satan acentaların elemanları bekliyor. Kısa bir pazarlıktan sonra 25 pezodan 20 pezoya indirdiğimiz bisiklet turunu � Maipu Bikes � acentasından alıp yola çıkıyoruz.

guney amerika 52

İlk olarak zeytinyağı üreten bir fabrikayı gezmeye giriyoruz fakat giriş biraz pahalı olduğundan rotamızı başka bir fabrikaya çeviriyoruz. Mendoza�nın şaraptan sonraki en büyük gelir kaynağı zeytinyağı. Bu yüzden şarap fabrikaları kadar olmasa da zeytinyağı fabrikalarının sayısı da azımsanmayacak kadar fazla.

 

guney amerika 53

Mendoza Arjantin�in şarap kaynağı durumun da.Lujan de Cuyo bölgesinde nefis Malbec üzümünden üretilen şaraplar, Maipu� da Cabernet Sauvignon, San Rafael de ise Sauvignon Blanclar üretiliyor. Güneşin alnında pedal-pedal üstüne çeviriyoruz. Güneş o kadar fena ki altında çok fena kavruluyoruz. Bölgede turistlerin başına sık sık gelen hırsızlık olaylarına önlem olarak motorsikletli bir polis bize eskort ediyor.

 

guney amerika 54

İlk girdiğimiz fabrikada ikram edilen şarabı içip dolaştıktan sonra yeniden vuruyoruz yollara. İkinci girdiğimiz fabrika bisiklet kiraladığımız yerinde tavsiye ettiği Trapiche. Girişte 2 seçenek sunuluyor. Fabrikayı gezmek (tur almasanız da içeride gezmenize kimse karışmıyor) ya da vitrinden beğendiğiniz şarapları alıp terasta içmek. Gruptan sadece Gözde tura katılıyor, biz tanesi 2 şarap alana 3.şarabın ücretsiz olduğunu öğrendiğimiz 70 pezoluk 2 tane şarap alıp içmeye başlıyoruz. 70 pezo fiyata göre kaliteli olan şarabı bitirip tekrardan güneşin alnında pedal çevirmeye devam. Akşam 18:00� e kadar bisikletle dolaştıktan sonra 30dk sonraki otobüse binerek Mendoza�ya geri dönüyoruz.

 

guney amerika 55

Sabahtan beri pedal üstüne pedal açıktık valla. Ne yiyelim ne yapalım derken meydandaki seyyarlardan birine Mendoza�da ne yenir diye soruyoruz. Cevap net � Caro Pepe �. Caro Pepe�de dev bir mangal var üzerinde biftekler, tavuklar, sosisler bin bir türlü et. Bu özelliğiyle Nairobi� de ki �Carnivore� restaurantanta çok benziyor. Tek seçenek sadece et de değil etin dışında salatalar, ara sıcaklar, mezeler, tatlılar ne isterseniz. Sınırsız tüm bunları bedeli 55 pezo. Ama hafta sonu ya da özel günlerde giderim derseniz kişi başı 65 pezo oluyor.

 

Yemeğimizi yedikten sonra terminale koştur koştur zar zor yetişiyoruz. Emanetten çantalarımızı alıp bizden 15dk sonra yola çıkacak olan diğer grupla ayaküstü 5dk konuştuktan sonra Santiago de Şili�ye doğru yola çıkıyoruz.

 

guney amerika 56

Brezilya ve Arjantin�i arkamızda bırakıp Salvador Allende, Pablo Neruda ve Ivan Zamarano�nun ülkesi Şili�ye doğru yola çıkıyoruz. Bu kez yolculuk diğerleri kadar uzun sürmeyecek. Şili�ye And dağlarını aşarak 7 saatlik yolculuğun sonunda ulaşacağız. Gece yolculuğunda dinlenebilecek en güzel şarkılardan Motosiklet Günlükleri filminin soundtrack albümündeki  � De Usuahia a la Quiaca � ile yola çıkıyorum. Santiago de Şili�de görüşürüz.

 

Hasta luego�

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: