Pages Menu
TwitterFacebook
Categories Menu

- Gezgin: - Ağu 4, 2008 Konu: Avrupa | 0 yorum

Hırvatistan ve Bosna Hersek Seyahati

Hırvatistan ve Bosna Hersek Seyahati

Yekta’nın Hırvatistan ve Bosna Hersek yolculuğunda tuttuğu notları bu destinasyona yolculuk yapacakları ışık tutuyor.

 

23 Ağustos-31 Ağustos Hırvatistan –Bosna Hersek

 

 

 

Yine THY ‘nin 111 € kampanyasıyla bu sefer Hırvatistan’a gidiyorum .Avrupa’ya ilk yolculuğum..

 

Uçak tam zamanında yani 11:25 de kalktı. Uçağa binmeden az önce uçuşun Lublijana aktarmalı olduğunu öğrendim ama bu beni pek rahatsız etmedi ..Slovenya’yı kuş bakışı görmüş oldum. Lublijana havaalanında 45 dakika bekledikten sonra Zagreb’e uçtuk.

 

Planım Zagreb havaalanından otobüs terminaline gidip Dubrovnik’e gitmekti. Zagreb Dubrovnik 10 saat ..Ancak havaalanına iner inmez ise ilk yaptığım şey uçak bileti araştırmak oldu .Zaten kısıtlı süremi otobüste harcamak istemedim.

 

Dubrovnik’e ilk uçak saat akşam 8 de.Yaklaşık 5 saatim var .Ben de şehir merkezine inmeyi ve Zagreb’i az da olsa dolaşmak istedim .Havaalanından otobüs terminaline shuttle bus’lar var, 30 KN(4 € ) .Terminalin tam karşısında da tramvay durağı.Eğer taksiyle gitmek isterseniz yaklaşık 30 € ödemeyi göze almanız gerekiyor. Terminalden karşıya geçip tramvay beklemeye başladım.Tramvay için bileti otobüs terminali yakınlarındaki büfeler satıyor. Aynı bileti 2 saat içinde 2 kez kullanabiliyorsunuz. Herhangi bir bilet kontrolü yok.Sanırım arada bir yapıyorlar.Merkeze 6 no’lu tramvay gidiyor. Tabi ben tesadüfen bindim. .Tramvay’da yanıma biri geldi çantamdaki küçük Türk bayrağını görmüş. Zagreb ‘te yaşayan bir Türk . Bana doğru tramvayda olduğumu nerde inmem gerektiğini söyledi. Ne güzel bir tesadüf. Bir de bana yemek yemek için bir dönerci önerdi.. Daha Türkiye’den ayrılalı 4 saat oldu ,ne döneri : )

 

2 durak sonra indim ,10 adım attım ki arkamdan biri yetişti ..Pardon Türk müsünüz? Evet Türk’üm : )

 

Geniş caddeler ,parklar, öğle saati parkta içen neşeli insanlar..Neden bizde böyle geniş, ferah alanlar yok diye insan hayıflanıyor ..

 

Zagreb caddelerinde sırtımda koca çantayla ancak 1 saat kadar dolaşabildim.Otobüs terminalinde emanet bürosu var saati 1,20 KN.Tabi ben bunu Zagreb’e ikinci gelişimde öğrendim.

 

Sonra öğle yemeği için katedral yakınlarında bir kafede öğle yemeği yedim. Fiyatlar biraz tuzlu .Lazanya-bira 50KN ( yaklaşık 7 € )

 

Sonra aynı yolla havaalanına geri döndüm .6 no’lu tramvay ve havaalanı otobüsü.Yaklaşık 1 saat sürüyor.

 

7 ‘de havaalanındayım .Uçağın 8 de kalkması gerekiyor ancak birden bardaktan boşanırcasına yağmur başladı .Uçağın kalkmasına imkan yok .Anlaşılan daha buradayız. Dubrovnik’e geç saatlerde varacağım ve kalacak yer bulmak baya zor olacak . En kötü ihtimalle kitaptan herhangi bir oteli seçip taksiyle gidebilirim ama taksiye 30 avro bayılmak içimden gelmiyor .Ya da otelin dolu olması durumunda bir başkasını aramak …

 

Uçağın ne zaman kalkacağı belli değil. Beklerken üç Türk arkadaşla tanıştım. İş nedeniyle Dubrovnik’e gidiyorlar. Havaalanına onları almak için birinin geleceğini bana yardımcı olacaklarını söylediler. Nihayet saat 11 de uçak kalktı .12 gibi Dubrovnik’teyiz. Onları almaya gelen Marco ‘ya durumu anlattım .. No problem ..Birilerini aradı .Ve sonra akrabalarının apartmanında yer olduğunu söyledi.. Önce onları otellerine yerleştirdi sonra da beni eve bıraktı .Inanılmaz yorgunum ve buranın nerede olduğu hakkında hiç bir fikrim yok .

 

Hırvatistan’da da Bosna’ da da apartmanlarda konaklamak daha yaygın..Çok az hostel var . Apartmanlar fiyat olarak da daha uygun .Benim kaldığım yer geceliği 180KN.Yüksek sezon için normal ..100KN ya da yerler bulmak mümkün ama bu civara uzak .Sürekli otobüs kullanmak gerekiyor.

 

Sabah apartmanın sahipleriyle tanıştım..Çok tatlı boşnak bir çift.İngilizce bilmeseler de birbirimize gülümseyerek ya da el işaretleriyle anlaşıyoruz. Bana Türk kahvesi ikram ettiler. Türk olduğumu bildiklerinde değil ,Hırvatlar ya da Boşnaklar genelde ya Türk kahvesi ya da espresso içiyorlar.

 

Bana haritada nerde olduğumu gösterdiler. Mükemmel. Old town’a otobüsle 5 dk. , sahile yürüyerek 7 dk. Lonely planet’tan da otel bulsaydım bu civarda isterdim .

 

Kahvaltıdan sonra saat 11 gibi sahile indim .Baya kalabalık .Kaldığım yerde tanıştığım Belçikalı buranın İtalyan turistlerle dolu olduğunu söyledi. Hatta aynen şöyle söyledi ‘ Dubrovnik İtalyan kaynıyor , sever misin bilemem’..

 

Odama dönüp sıcağın az da olsa azalmasını bekledim, öğleden sonrasını da şehirde gezip fotoğraf çekerek tükettim . Geceyi de muhtemelen Old town ‘da geçireceğim.

 

Apartmanda tanıştığım iki İrlandalı ile akşam yemeği için Old Town’a gitmeye karar verdik .Onların rotalarıyla benimki hemen hemen aynı..

 

Old Town barlar ve restoranlarla dolu. Adım atacak yer yok .Italyan turistler yoğunlukta.Buraya gündüz de gelmek lazım .Old Town adeta açık hava müzesi gibi. Daracık sokaklar,camiler,kliseler, katedraller, palas, etnografya müzesi,…

 

Ertesi gün fotoğraf çekmek için tekrar geldik ancak kalabalık geceden daha fazla .Fotoğraf çekmek de zor.

 

Dubrovnik’te iki gün geçirdikten sonra buradan Mostar’a geçmeye karar verdik. Sabahki Mostar otobüsüne bilet almak için terminale gittik. Terminal şehir merkezine çok yakın. Şehir içi 1A ve 1B no lu otobüslerle ulaşabilirsiniz. Sabah 8 için bilet aldık. 70KN ,3 saat sürüyor.

 

Sabah 11:30 gibi Mostar’dayız. Terminalde biraz dinlendikten sonra meşhur Mostar köprüsünü görmeye gittik. Yürüyerek gidilebiliyor .Herhangi bir ücret ödenmiyor.Bu arada terminalin ordaki kafelerde kuna geçerli ancak şehirdeki ufak marketler kunayı kabul etmiyor. Restoranlarda ya da alış verişte kuna kullanabilirsiniz. Pazar günleri para çevirmek imkansız .O yüzden hazırlıklı olun.

 

Mostar sokakları adeta ıssız.. Sıcaktan dolayı kimse dışarı çıkmıyor. 15 dakika yürüdükten sonra Mostar köprüsünün olduğu bölgeye vardık .Dar Arnavut kaldırımlı sokaklar , hediyelik eşya dükkanları , cevapcici( İnegöl köftesi) restoranları..

 

Mostar’a gelenler genelde 2-3 saat geçirip yola devam ediyorlar.Biz de köprüyü görüp Neretva nehrine atlayışlar yapan dalgıçları izledikten sonra oğle yemeği yiyip terminale geri döndük.

 

Bir sonraki durağımız Sarajevo .Mostar ‘dan otobüsle 2.5 saat ve 11 Mark (2 mark=1 €)

 

Sarajevo’ya varır varmaz taksiye atlayıp Sertan arkadaşımın daha önce kalıp da tavsiye ettiği Skend Hostel’e gittik . Sarajevo’da taksiler ucuz. Çok fazla insan şehir içi otobüsleri bile kullanmıyor.Gideceğiniz en uzak şehir içi mesafesi bile 3-4€.

 

Saat akşam 7 gibi hosteldeyiz. Hostel 3 katlı , her katında mutfak ve banyo var. Mutfakta envai çeşit kahvaltılık. Kafana gore hazırlayıp yiyebiliyorsun .Banyoda ihtiyacın olabilecek şampuan , havlu, herşey mevcut. Geceliği 25€ ve kahvaltı dahil. Merkeze 10 dakika yürüme mesafesinde şirin bir hostel .

 

Otobüse binerken yanıma uzun kollu almayı unutmuşum ve klimadan dolayı kendimi hasta hissediyorum .

 

Sarajevo’da yaklaşık iki günü yatakta geçirdim. Hostelin sahibi Faruk abi sağolsun çok ilgilendi.. Bitkisel çay servisleri , ilaçlar..

 

İkinci gün öğlen ilaçla falan ayağa kalkıp dışarı çıkabildim .Sarajevo’ya gelip de bir şey görmeden gitmek olmazdı . 2-3 saat şehirde dolaşıp fotoğraf falan çektik.Sonra yine odama gidip dinlenmem gerekti .Akşam da yemek yiyip tekrar odamdayım zira ertesi gün saat 10 ‘da ayrılıyoruz.

 

Sarajevo’dan sonraki durak Split.Uçak bileti araştırdık ancak Croatia airlines’ın internet sayfasında 40 € olan billet ofise gidip almak istediğinizde 200€. İnternetten almaya çalıştık ama sürekli sorun çıktı. Bizde sabah 10 ‘a otobüs bileti aldık .7 saat sürecek ve 35KM(17€ civarı).

 

Otobüse binerken bu sefer pantalon uzun kollu ne varsa giydim . Bu sefer de klima çalışmıyor ,cehennem gibi sıcak .

 

Saat 5 gibi Split’teyiz. İrlandalılar 1 gece burda kalmayı planlıyorlardı ancak benim fazla vaktim kalmadığından bir an once Hvar adasına geçmek istedim .Onlar da bana uyup Hvar’a gelmeye karar verdi.

 

Hvar- Split feribotla 1 saat .Yüksek sezonda günde 5 -6 sefer var. Saat 8:30 daki feribota bilet aldık .

 

Hvar’da lonely planet’tan bir hostel seçip orda kalmaya karar verdik. Green Lizard hostel .Geceliği 150KN. Ancak hostele vardığımızda yer olmadığını tam karşısındaki apartmanda istersek kalabileceğimizi söylediler .Zaten saat 10 olmuştu ve başka bir yer aramayıp burda kalmaya karar verdik. Geceliği 170 KN..Sıradan bir apartman .6 odası var .Kullanabileceğiz bir mutfağı yok ancak ortak bir buzdolabı var.

 

Hvar’da yüksek sezonun son haftaları .Gün boyu lüks yatlar limana yanaşıyor. Amerika’nın , Ingiltere’nin ,İtalya’nın zenginleri burada .Hayatımda bu kadar porcheyi ferrariyi yan yana görmemiştim .Hvar inanılmaz kalabalık ve her milletten insan var. Fiyatlar yüksek .Kalmak için uygun yerler var ancak yemek baya pahalı.Gece hayatına takılırsanız para harcamayı göze alın ..

 

Sabah 8 gibi sahile indim .Uzanıp güneşlenebileceğim bi yer bulmak için yaklaşık 1 km . yürümem gerekti.Plajlar ufak , işletmeciler şezlong ve şemsiyelerle doldurmuşlar. Sahil kum değil çakıl ve kayalık. Dalmaçya kıyılarının bu kadar ünlü olması bu yüzden herhalde.

 

Akşam üstü kaleye çıktım .Manzara müthiş . Kıyılardaki ormanlıklarda ufak tefek yangınlar çıkıyor ve gün boyu helikopterler denizden su alıp boşaltıyorlar. Yanan kısım da zaten kurumuş ağaçlar olduğundan çok üzülmüyorsunuz . İzlemek çok zevkli…Sonra da Hvar sokaklarında dolaştım .Kalabalık olmasına rağmen huzurlu bir yer.

 

Gece erkenden yataktayım .Hem dönüş yolum çok sancılı hem de hastalığı yeni atlattığım için gece hayatına dalmadım . Ertesi gün Split’e geri dönmem gerekiyor. Ordan Zagreb sonra da İstanbul..

 

Akşam 6 ya Split’e biletimi aldım .Katamaranla dönücem .38 KN 1.5 saat sürüyor.

 

Katamaran 6:30 gibi hareket etti. En üst kata çıktım Rüzgarlı ama manzara için değer. Bindikten 20 dakika sonra yağmur başladı .5 dk. Sonra durdu ,sonra tekrar yağmur..Bir içeri bir dışarı zaman bir şekilde geçti .Saat 8 de Split’teyim. Liman ve otobüs terminali karşı karşıya. Zagreb’e otobüsüm gece saat 12 de. Hava yağmurlu olduğundan bir kafe bulup kanımı doyurup zaman öldürmekten başka pek bir seçeneğim yok .Biraz yürüdükten sonra bir restoran bulup oturdum . Yemek yerken farkettim ki televizyonda galatasarayın hırvat bir takımla maçı var. Normalde dönüp bakmayacağım maçı izledim .Mekan sahibinin de dikkatini çekmiş olacak ki yanıma geldi .Hırvat takımının maçı bu diye. Ben de bunlar da bizimkiler dedim. Bütün arkadaşlarına galatasaraylıymış ,Türkiye’den diye beni gösterdi..

 

12 de Zagreb otobüsündeyim ..5 saat sürecek ..Sonra da Zagreb-Lublijana-Istanbul uçuşu..

 

Zamanın biraz kısıtlı olmasından ve de 2 günümü hastalandığım için yatakta geçirmek zorunda kaldığımdan dolayı çok fazla birşey yapamadım .Tekrar gelmek için söz verip Hırvatistan’dan ayrıldım .Umarım bir dahaki sefere buralarda daha fazla vakit geçirebilirim .

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: