Pages Menu
TwitterFacebook
Categories Menu

- Gezgin: - Ağu 5, 2007 Konu: Asya | 0 yorum

Kazakistan Gezisi

Süleyman Demirel sayesinde vizesiz gidebildiğimiz Kazakistan halen yolsuzluk ve adeletsizlik sorunları ile boğuşuyor.

 

05.08.2007 Almata – Kazakistan

Hraçik her sabah evinin penceresinden Ağrı dağını izleyerek büyümüş ama hiç nasip olmamış yakından görebilmek, askerlik yaşı gelincede şimdiki Kazakistanın Ust-Kamonogorsk(Öskemen) şehrine gelmiş. Burada ailesi Stalin zamanında Ukrayna’dan sürülen ve burada doğan Tatiana ile tanışmış. Evlenerek buraya yerleşmişler. Önce Laura , sonra İlona adında 2 kızları olmuş ve bize göre muhteşem yetiştirmişler.İstasyonda bize bilet almak için yardımcı olan İlona’nın ablası Laura ile aynı otobüse bilet alarak Ust- Kamanogorsk’un yakınlarındaki Pervo Mayski (1 Mayıs) kasabasına geldik. Burada geçirdiğimiz 2 gün ki bize 1 hafta gibi geldi hayatım boyunca unutamayacağım kadar güzel anılarla doldu.Sabah 6 gibi Pervo Mayski’ye geldik. Hraçik Lisede basketbol koçu ve Tatiana ilkokulda müzik öğretmeni ile tanıştık. Çok şirin bahçesinde her türlü sebze ve meyveyi yetiştirdikleri bir evleri var. Yemekler hazırlanırken 20 saatlik yolculuğun yorgunluğunu atmak için duşumuzu aldık.Güzel bir kahvaltı yaptık. Kahvaltıdan sonra Tatiana’nın okulunu gezdik. Bizim kasabada olduğumuzu öğrenen şehrin en üst mevkideki yöneticisinin ki yakında milletvekili olarak parlementoya Astana’ya gidecekmiş bizi görmek istediğini söylediler. Arabaya atlayıp gittik. Tanıştık, bol bol tarihten, Kazakistan’dan, Türkiye’den konuştuk. Benzer kelimelerin ne kadar çok olduğunu gördük diller arasındaki. Daha sonra bizim için görevlendirilen Nataşa ve Aycan ile Huzur evini Laura’nın tercümanlığı ile gezip yaşlılarla muhabbet ettik dertlerini paylaştık. Gezinin sonunda şehrin valisi diyelim artık Alibek tarafından hazırlatılan yemekleri yedik. Huzur evinden etkilenmiştik, yaşlıların sağlığı ve mutluluğu için herşey düşünülmüştü.Öğlen yemeğinden sonra ertesi günde uğrayacağımıza söz vererek ayrıldık. Hraçik arabayı hazırlamıştı bile, sırada obo nehri vardı. Obo nehrine gidip yüzdük, Alper ve Hraçik nehrin karşı kıyısına kadar yüzdüler sonrada tarzan misali, yüksek bir ağaca bağlanan iple uçarak nehre dalışlar yaptılar. Nehirden sonra kasabaya dönüp kıyafetlerimizi giyinip Tatiana akşam yemeklerini hazırlarken stadyumda basketbol maçı yaptık. Hraçik Rusya genç milli takımında basketbol oynamış ve bir çok kupalar kazanmış, 46 yaşına rağmen bizi haşat etti. Sırada Sauna keyfi vardı. Rusların en büyük zevklerinden biri galiba evlerin bahçelerinde ağaçtan yapılmış baraka şeklinde saunalar var. 70 derecede bol bol ter atıp soğuk su bölümüne geçip yıkandık. Bu arada yemeklerde hazırdı.

Yemeklerin yanında yıllanmış vişne şarapları, votkalar,biralar her şey düşünülmüştü. Geç saatlere kadar eğlendik. Yemek yediğimiz odadaki piyanoda Tatiana Şopenden, Rahmaninof’tan çaldığı parçalarla birde resital verdi bize. Güzel bir uyku çektik bu günün üzerine.

Sabah kalktığımızda meşhur Kazak yemeği beşparmak eşliğindeki kahvaltı hazırdı. Kahvaltıdan sonra bugün başkentten gelen bürokratların katılacağı bir törene Alibek tarafından onur konuğu olarak davet edildiğimizi öğrendik. Hraçik araba ile bizi törene götürdü. Bürokratlarla tanıştırıldık. Alibek ve diğer yetkililerden sonra onur konuğu olarak halka taktim edildik ve ikimiz adına Alper Pervo Mayskililere bir konuşma yaptık. Bol bolda alkış aldı. Daha sonra fotoğrafçılar, kameramanlar eşliğinde fidan diktik poz vererek. Bizimle fotoğraf çektirmek isteyenlerle poz verdik. Kendimi Kemal Sunal filminde gibi hissettim. Biz başbakan falan değildik altı üstü geçerken uğrayan iki gezginiz. Alper yaşlılara yanında getirdiği nazarlıklardan taktı, daha sonra

Başkentten gelen yetkililerin bizi çok sevdiğini öğrendik. Tören sonu yine ziyafet hazırdı. Öğleden sonraki programı törene katılmayan Hraçik hazırlamıştı bile.Altay dağlarının eteklerindeki Shulbinsk gölüne gidiyorduk piknik için bütün alışverişleri yapmış etleri hazırlamıştı. Feribotla nehir geçişide dahil 2 saatlik bir yolculukla göle vardık. Göldeki plajda yüzdük, dağlarda trekking yaptık, mangalda tavuk şişlerimizi hazırlayıp yedik.Elimizi cebimize bir kere bile attırmadılar. Hayatta hep mutlu olsunlar. Trene binerken yolluk verdiler yanımıza yolda yersiniz diye o an gözlerimiz doldu.

32 saatlik bir tren yolculuğu ile Almata’ya ulaştık.Başta bizden rüşvet koparmaya çalışan konduktorlerle daha sonradan arkadaş olduk.Yolculuğun ikinci günü bize güzel bir yemek sofrası hazırladılar,birlikte yedik. Yemek sonrası yine votkalar, biralar açıldı. Gecenin ilerleyen saatlerinde kafalarda iyi olunca bizde onların isteklerine dayanamayıp onlara Tarkan konseri verdik, bildiğimiz kadarı ile. Tarkan ve dizilerden Berivan,Zara burada çok meşhur. Almata’ya sabah 7’de ulaştık. Uzun süre otel aradık. 100 dolardan aşağı bir yer bulunca ki 2 kişilik oda 65 dolar idi bir gece kalmaya karar verip yerleştik.Bütün gün şehri gezdik. Dağlardan, göllerden sonra büyük şehir pek çekici gelmedi, zaten bu fiyatlarla burada 2. geceyi geçirecek paramızda yok..Burada yarınıda geçirip yollarda tanıştığımız insanların çok methettiği Bişkek’e geçeceğiz. Herkese çok selamlar..

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: