Pages Menu
TwitterFacebook
Categories Menu

- Gezgin: - Nis 3, 2008 Konu: Güney Amerika | 0 yorum

Kosta Rika Gezisi

Kosta Rika Gezisi

 

03.04.2008 Orta Amerika rotasının son durağı-Kostarika
Managua’dan San Jose’ye yaklaşık 8 saatlik rahat bir yolculukla ulaştık.Sınır geçişi sırasında çantaları kontrol etme bahanesi ile hepimizi sıraya dizip,uzun bir masa boyu çantalarımızın başında bekleten Kostarika polisi,iş kontrole gelince üşenip,çantaları mıncıklayarak tamam geç deyip geri otobüse yolladı.Başkente kadar yol boyu dağlar ve tropik ormanlar arası ilerledik. Kostarika doğal parklar cenneti olarak kabul ediliyor ve koruma altınan 35 milli park alan olarak ülke topraklarının yüzde 25’ini kaplıyor.
Zengin kıyılar anlamına gelen Kostarika dünyanın tek ordusuz demokrasisine sahip.Para birimi Colones ve 500 colones 1 dolara denk geliyor.Amerikan etkisinin yoğun olarak görüldüğü ülkede banka kartları kullanımı açısından hiç bir sorun yok.Ana dili ispanyoca olan Kostarika’nın Karayip kıyılarında ingilizcede yoğun olarak kullanılıyor.4 milyon nüfusun 340.000’i başkant San Jose’de yaşıyor.Zengin bir tabiatı olan ülke bu yüzden Orta Amerika’nın İsviçresi diye biliniyor.Son 10 yılda turizm patlaması yaşayan ülkede turizm girdisi şu anda kahve ve muz üretiminden gelen geliri geçmiş durumda. Biz de bizim için biraz tuzlu olan bu turizm ülkesini gezmeye başlıyoruz.

San Jose
San Jose terminalinden 2000 colonese tuttuğumuz taksi ile Tranquila backpackers hostele gittik.Geceliği 12 dolardan 8 kişilik dorm odaya yerleştik.Bu fiyat Orta Amerika ülkelerinde ki hostellerde ödediğimiz en yüksek rakam. Buna rağmen ülkede güvenlik sağlandığı için diğerlerine göre daha fazla gezgin var.Bizden yarım saat sonra gelenler hostelde yer bulamadı ve gecesi 4 dolardan film odasında uyumak için anlaştılar.Hostelin mutfağı ve wireless interneti bulunuyor.Biri mutfak diğeri içmek için ön ve arkada iki bahçesi var.Merkeze yürüme mesafesinde bulunan hostelin adresi ise Calle 7 btwn Av 9&11,Barrio Amon.
San Jose genelde iki katlı binalardan oluşan ufak ve sıcak bir şehir.İstiklal caddesine çok benzeyen Buenos Aires’teki Florida’yı anımsatan Avenue Central üzerinde özellikle haftasonları müzik yapan gruplar, palyaçolar,konserler,stand up gösterileri ortama festival havası katıyor. Cadde üzerindeki kafelerde kahve içerek kimi zamanda sokak kenarında kaldırımlarda marketten aldığımız içeceklerle oturup bu güzel ortamın tadını çıkardık.
Av Central üzerinde yer alan Central market ise bir Kostarika klasiği olması ve bu kültere ait yiyecek,giyecek,araç gereç bir çok şeyi barındırması ile görülmesi gereken bir yer.Caddenin her yerinde gayet iyi tasarımcılardan çıkmış ve herkesin fotoğraf çektirmek için sıralarda beklediği bir çok ineği görebilirsiniz.Eskişehir ve İstanbullular bu ineklere bir hayli aşinadırlar.Hediyelik eşya satan dükkanlar ise merkezi bölgede adım başı karşınıza çıkıyor.Bu dükkanlarda sadece Kostarika mallarını değil, Küba purolarından,Portoriko romlarına,Panama şapkalarındKolombiya kahvelerine her şeyi bulmak mümkün.Yine merkezde bulunan demokrasi ve kültür parklarını, tiyatro binasını ve katedrali gezebilirsiniz.
Gece hayatı açısından bir çok barın bulunduğu Centro Comercial El Pueblo öneriliyor ama benim gidip gördüğüm kadarı ile yerel pop müziklerin çalındığı bu barlar daha çok iş ortamı sonrası gelen beyaz yakalılara hizmet veriyor.Ben renkliliği ve muhabbet ortamları ile yine Av Central üzerindeki barları tercih ederim.Gene hostelin bahçeside bir çok gezginle tanışıp muhabbet etmek için çok uygun. Son gecemizde 2 Alman ve 2 Brezilyalıdan oluşan grupla tanışıp Meksika’dan Kostarika’ya 2500 dolara aldıkları eski bir araba ile 3 aydır yaptıkları maceralarla dolu yolculuklarını dinledik. Artık son haftalarda sadece 3. vitesi çalışan ve bayırları geri geri çıkmak zorunda kaldıkları arabada nedense bende bulunmayı çok isterdim.Bir gün öncesi arabayı San Jose’de 500 dolara satmışlar ve grubun Alman elemanları geziyi tamamlamıştı.Brezilyalılar ise 3 ay daha devam edecekler.
San Jose’de iki gece kalıp, Taca Airlines’tan Rio biletinide hallettikten sonra bu ülkede görülmesi gereken yerler listesinin en baş sırasında yer alan Talamanca ve Tortuguero’dan bizim tercihimiz Karayip denizi kıyılarında Jamaika kültürüne yakınlığı ile bilinen Talamanca oldu.Sadece Orta Amerika yapıp daha önce Amazonlarda bulunmayanlar için ise bence öncelikli tercih yağmur ormanları ve ulusal parkı ile bir çok vahşi hayvanın barındığı Tortuguero olmalıdır.
Talamanca
Hostel’den yürüyerek 10 dakika uzaklıkta yer alan iç hatlar otobüs terminalinden kişi başı 6 dolar karşılığı Colonese aldığımız bilet ile Talamanca’ya yine hoplaya zıplaya 5 saatte giden otobüsle yolculuk yaptık.Pasifik kıyılarına göre burdaki koylar ve deniz çok daha güzel.Geceleri sabahlara kadar süren sahil partileri ve hareketli ortam Orta Amerika gezisi için güzel bir bitiriş oldu.Küçük kasabanın bir çok hostelinden tercihimiz 2 kişilik odasına 10’ar dolar ödediğimiz Hostel Puerto Viejo oldu.Ortak duşların kullanıldığı,2 ve 3 kişilik odaların bulunduğu bu hostelde internet bulunmuyor.Kasabada bulunan internet kafelerde saati 2 dolara internet ihtiyacı karşılanıyor. Gündüzleri deniz,akşam üstü sahil boyu bulunan kafe ve restoranlar,geceleri ise partiler kısaca buradaki bir çok kişinin geçirdiği bir günün özeti.Biz bir günümüzde de bisiklet kiralayarak çevre koylarda sırayla durarak,denizin tadını çıkardık.Akşamları Bob Marley ve Jamaika tişörtleri ile reggae müzik yapan gençleri dinledik.Bu “take it easy” ortamında geçen iki gün biraz yorgunluğumuzu attı.Aynı yoldan tekrar 5 saatlik yolculukla son gecemiz için San Jose’ye döndük.
25 günde tamamladığımız ve Meksika ile Panama’yı içermeyen Orta Amerika rotamızda gezdiğimiz 6 ülkede Maya medeniyeti,Karayip kıyıları,okul otobüsleri,silah sesleri eşliğinde uykular en unutulmaz anılar oldu.Şimdi son hafta için Güney Amerika’ya Rio de Janerio’ya geri dönüyoruz.Rio izlenimleri ile gezimizi noktalayacağız.Herkese selamlar.

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: