Pages Menu
TwitterFacebook
Categories Menu

- Gezgin: - Eyl 13, 2006 Konu: Asya | 0 yorum

Pelin’in Everest Base Camp’a Tırmanış Hikayesi

Pelin’in Everest Base Camp’a Tırmanış Hikayesi

Dinyanın çatısına çıkabilmek uzun ve yorucu yıllar süren çalışma ve sabrın sonucunda gerçekleşiyor.

 

Everest Notları
Tarih:13-22 Eylül 2006
Ekip:Pelin Asfuroglu,Burak Yıldız

13 Eylül 2006(Lukla’dan Namche Bazaar 200 mt iniş 1000mt çıkış)

11 Eylül’de yapmayı planladığımız Lukla uçuşu kotu hava yüzünden iki gündür iptal oluyor.Dun tam 8 saat havaalaninda bekledikten sonra uçuş iptal oldu.Moralimiz iyice bozuluyor.Buğun de uçamazsak biletleri iade edip Annapurna tarafına gideceğiz.Zaten Burak’ın zamanı bayağı azaldığından 14 günlük trekking ve tırmanış icin 9 günlük zamanımız var.Katmandu’da herkes trekking’in minimum suresinin 10 gün olduğunu, bu zamanda bitirmenin imkansız olduğunu soyluyor.Sabah yine dünkünün aynisi olarak başlıyor.Yine yağmur, yine 5.30’da havaalanındayız.Kapıda havaalanını açmalarını bekliyoruz. Check-in’e geldiğimizde küçük bir sorunla karşılaşıyoruz. Dün uçuşumuz iptal olduğunda bize yarın ayni saatte gelin demelerine rağmen, görevli kadın ilk uçakta adimizin olmadığını 08.00 uçağında gidebileceğimizi soyluyor. Tabi deliriyoruz. Zaten bir önceki günümüzü orada harcamışız, uzun suren tartışmalardan sonra uçaktaki yolcuların bir kısmının gelmemesiyle ilk uçuşta yer buluyoruz. Tabi yine de ucusun olup olamayacağı kesin değil.Nitekim saat 6.30’u geçiyor ve hala uçağa çağrı yapılmıyor. Dünden hazırlıklıyız bu sefer. Tam uyku pozisyonu almak üzereyken uçağa çağrı yapılıyor.Koşarak gidiyoruz.İçimiz ancak uçak kalktıktan sonra tam anlamıyla rahatlıyor.Yaklaşık yarim saat suren inanılmaz güzel dağ ve vadi manzaralarıyla dolu uçuşumuz,inanılmaz kısalıktaki Lukla pistine ^Aman,şimdi dağa çarpıyoruz^dedikten sonra ( çarpmadan) inerek bitiyor. İner inmez bir sherpa güruhu tarafından sarılıyoruz.^do you need porterguide^ sesleri arasında ilk bulduğumuz restoran’a kahvaltı için giriyoruz.Orada, bizimle ayni uçakta olan bir cifti de masamıza davet ediyoruz. İsrailli olduklarını öğrendiğimiz Gabriel ve Lital’le birlikte kahvaltımız biter bitmez yola koyuluruz.(Bu arada bizden sonra uçuş yapılmıyor,bulutlar pisti kapatıyor. Bu yolculuk boyu bizi bırakmayan sansımızın ilki. )Bugünkü yolumuz biraz uzun.Normalde ikinci gün gidilen Namche Bazaar’a gitmeyi planlıyoruz.

Lonely Planet’e göre 8 saat suren bir mesafe.Biz dağdan alışığız diyerek denemeye kararlıyız. Ne de olsa zamanımız az ve Kalapatthar tırmanışını yapmak istiyoruz. Saat 09.00’da başlayan yürüyüşümüz iki saat sonra Phakding’te kısa bir yemek molasının ardından yeni başlayan yağmurla birlikte devam ediyor. Phakding Lukla’dan yaklaşık 200 mt daha alçak.Dolayısıyla yolculuğumuz zor kısmi Phakding’ten sonra başlıyor. Buradan 3 saat suren bir tırmanış sonrası Sagarmatha National Park girişine varıyoruz.Bu arada sayısız koy geçiyoruz. Sagarmatha’da izinlerimiz kontrol edildikten sonra resmen Everest bölgesi’ne girmiş bulunuyoruz. Artik etraf daha yeşil, ve de buradan Namche’ye kadar suren yolculuğumuz boyunca tek bir koy yok.Yolun bu kısmi gerçekten inanılmaz yorucu.Sürekli alçalıp,(nehir geçişleri için)yükselerek 4 saat boyunca yuruyoruz.Sonlara doğru artik hayata küsmüş bir haldeyken gördüğümüz sherpa Namche’ye 5 dakika kaldığını söyleyerek bizi sevince boğuyor.Yolun bundan sonraki kısmını resmen koşuyoruz. Zaten saat 18.00’e yaklaşıyor. Bulduğumuz ilk Lodge girip (Buddha Lodge) resmen yigiliyoruz. Yemek yedikten sonra ancak kendimize gelip yarın ki yolculuğu planlayıp yatıyoruz.

14 Eylül 2006(Namche Bazaar’dan Tengbouche’ye 100 mt inis 400 mt çıkış) 

Sabah erkenden ve dunku yorgunlugun ustune deliksiz uyumus olarak kalkiyoruz.Ilk duragimiz Bakery ve kahvalti.(3500 mt de donut bulmak enteresan oluyor)Kahvalti’dan hemen sonra saat 10.00 gibi yola koyuluyoruz.Bugünkü yolculuğumuz 4 saat sürecek.Düne göre bayağı kısa bir yol olduğundan sallana sallana,fotoğraf çeke çeke ilerliyoruz, Ne yazık ki hava çok bulutlu olduğundan manzara noktalarının hiçbirinde bir şey göremiyoruz.Yine de geçtiğimiz vadiler,dereler inanılmaz güzellikte.Bu arada mantar uzmanı Gabriel yol boyunca mantar topluyor.Planladığımız saatten iki saat geç olarak(mantarlar ve sayısız durmalarımız sonucu) saat 16.00 civarı Tengbouche’ye varıyoruz. Tashi Delek Lodge diye inanılmaz sevimli bir yere yerleşiyoruz.Tam karşımızda Buddhist tapınağı var.Odalara yerleştikten sonra Burak’ la Gabriel tapınağa gidiyor. Kadınları almadiklarindan Lital’le lodge’da bekliyoruz.Biraz da uyuz oluyoruz tabi.Neyse günün kalanı yemek,dinlenme ve lodge’un sahibi inanılmaz tatlı bir
Sherpa olan Pasang Sherpa ile muhabbet ederek geçiyor.Aksam yine yarini planlayarak erkenden yatıyoruz.

15 Eylül 2006 (Tengbouche’den Pheriche’ye 400 mt tırmanış)

Sabah harika bir manzarayla uyaniyoruz. Hava pırıl pırıl. Odamızın penceresinden Everest,Lhotse,Lhotse shar ve Nupste gözüküyor.Manzaraya karşı harika bir kahvaltı ediyoruz.Pasang Sherpa sayesinde Lital’le ben de manastıra girebiliyoruz.Sabah duasını izliyoruz ve yine saat 10.00 da yola çıkıyoruz.Bugünkü yolumuz kitaba göre yine 4 saat sürecek.Nitekim öyle de sürüyor ama canimiz da çıkıyor. Aklimatizasyon programının hiçbir kısmına uymadığımız için resmen sürünerek yürüyoruz. Sabah aldığımız diamox yüzünden sürekli bacaklarım uyuşuyor. Lukla’da başlayan nezlem de iki misli artmış durumda. Pheriche’ye vardığımız da bitkin haldeyiz.Ercüment abi bana burada mutlaka iki gece kalın demişti.Kendimizi iyi hissedersek devam ederiz diye düşünüyorduk ama iki gece kalmaya karar veriyoruz.Himalayan Lodge diye bir yerde kalıyoruz.Zaten inanılmaz yorgunuz.İlk gece yemek yiyip saat 19.00 de yatmaya gidiyoruz.

16 Eylül 2006(Pheriche) 
Sabah Lital’le Gabriel bizden ayrılarak Labouche’ye devam ediyorlar.Biz de bütün gün yatıyoruz.Burak diamox almaya devam ediyor, bense dünkü yan etkisi yüzünden almaktan vazgeçiyorum, kotu hissedersem almaya karar veriyorum.Nezlem korkunç bir boyuta ulaşıyor bütün gün burnum durmadan akıyor.

17 Eylül 2006 (Pheriche’den Labouche’ye 700 mt tırmanış)
Sabah kendimizi bayağı dinlenmiş hissederek yola çıkıyoruz. Bugünkü hedefimiz 4900 mt deki Labouche. Yine yavaş sayılırız ama en azından Pheriche yoluna göre bayağı düzelmiş durumdayız. Yaklaşık 4.5 saat sonra bayağı iyi sayılacak bir zamanda Labouche’ye varıyoruz. Sherpa Lodge isminde nispeten ucuz bir lodge’a yerleşiyoruz.(yükseldikçe fiyatlar astronomik boyutlara ulaşıyor)Artik iyice yüksekteyiz. Benim nezle mucizevi bir şekilde geçiyor.Ama bu sefer de Burak’ın bas ağrıları diamoxlara rağmen ciddi boyutlara ulaşıyor.Erken geldiğimiz için günü dinlenerek ve yarına hazırlanarak geçiriyoruz.

18 Eylül 2006(Labouche’den Gorak Shep-Kalapatthar ve tekrar Labouche) 
Bugünü zirve tırmanışı gibi planlıyoruz. Zaman azlığı nedeniyle normalde kalınması gereken Gorak Shep’de kalamayacağız. Sabah 06.00’da uyanıp 07.30 gibi yola çıkıyoruz. Eşyalarımızı Labouche’de bırakıp tek çanta içine su ve kaz tüyü montları alip yola çıkıyoruz.Burak’ın bas ağrıları geçti ama yine de yorgunuz, zaman azlığı yüzünden çok hızlı bir program yaptığımızdan acısı çıkıyor.Ne yazık ki hava kotu.Zirveden Everest’i görme hayallerimizin suya düştüğünü düşünüyoruz.Yaklaşık iki saat suren bir yolculuktan sonra Gorak Shep’e varıyoruz.Sonunda Kalapattahar önümüzde.Mucizevi bir sekilde hava açmaya başlıyor.Hiç vakit kaybetmeden tırmanmaya başlıyoruz.İki saat suren(nefes açısından ciddi zorlayıcı) bir tırmanıştan sonra zirvedeyiz.Önümüzde harika bir Everest,khumbu ice fall,base camp ve Nupste manzarası var. Dünyanın zirvesi elle tutulacak kadar yakin bir o kadar da görkemli gözüküyor. Biz zirveye çıkana kadar bekleyen bulut biz zirveye çıktıktan kısa bir sure sonra Everest’i kapatıyor. Bir kez daha şansımız için şükrediyoruz. Kalapatthar, sırt hattından Pumori’ye bağlanıyor. Dolayısıyla orada da harika bir görüntü karşımızda. Yarim saat kadar oyalanıyoruz. Kotu hava iyice yaklaşmaya başlayınca da inişe başlıyoruz. İki saatte çıktığımız 400 mt yi 45 dakika da iniyoruz. :) Bundan sonrası hızla Labouche’ye devam etmekle geçiyor. Saat 15.00 gibi yorgun ama bir o kadar da mutlu Labouche’ye varıyoruz. Bizim varmamızla deli gibi kar yağmaya başlıyor. Ne kadar şanslı olduğumuzu bir kez daha anlıyoruz. Tırmanış için tek şansımız olan bu günde Everest bize büyük bir lütufta bulunup tüm görkemiyle kendini gösterdi. Burak hemen yatmaya gidiyor. Benim hiç uykum yok. Yemek saatine kadar oradaki dergileri okuyorum.(Kitap almamak en ciddi hatamız oldu bu gezide) Ve yine saat 08.00 gibi yemek yiyip yatıyoruz.

19 Eylül 2006(Labouche den Tengbouche’ye 1000 mt iniş)

Artık dönüş yoluna geçiyoruz.Bugün iki günde aldığımız Tengbouche-Labouche yolunu inmeyi planlıyoruz.Dolayısıyla yine erken bir saatte uyanıyoruz.Kahvaltıdan sonra paramızı ödeyip yola koyuluyoruz.Pheriche’ye kadar oldukça hızlı bir şekilde 2 saatte iniyoruz.Himalayan Lodge’da çayımızı içip tekrar yola koyuluyoruz.Tengbouche’ye varmamız 3 saat daha sürüyor.( O da son çıkışın bitiriciliğinden) Hemen Pasang Sherpa’nin Lodge’una gidiyoruz.Ama bu sefer çok kalabalık.Bu durum çok hoşumuza gitmiyor ama en azından uçuşların olduğunu öğrenmek sevindirici.Yoksa Burak’ın İstanbul’a dönüşü ciddi tehlikeye girecek çünkü. Her zamanki gibi yemek yiyip erkenden yatıyoruz.

20 Eylül 2006(Tengbouche’den Namche Bazaar 200 mt çıkış 700 mt iniş) 
Sabah yine harika bir manzarayla uyanıyoruz. Hava inanılmaz güzel,acik güneşli.Kahvaltı’dan sonra Pasang Sherpa’yla vedalaşıyoruz,fotoğraf çektiriyoruz.Seneye görüşmek üzere ayrılıyoruz. Süper bir havada Namche’ye yaklaşık 3 saat 15 dakika suren bir yolculuktan sonra ulaşıyoruz. Tengbouche’ye ilk gittigimiz gunden beri yıkanmadığımızdan ilk isimiz yerleştiğimiz Thawa Lodge da yıkanmak oluyor.Yıkandıktan sonra Namche de çarşı pazar geziyoruz. Namche bu bölgenin en büyük kasabası dolayısıyla bir suru imkan var.Biz de vaktimizi gezerek kitap okuyarak değerlendiriyoruz.Kaldığımız Lodge daki yaşlı teyze Sherpa sürekli bize bedava bir şeyler ikram ediyor.(buralarda bedava bir şey nerdeyse imkansız Katmandu’ya Gore fiyatlar 2 -3 kat)

21 Eylül 2006 (Namche Bazaar’dan Lukla 1000 mt inis 200 mt çıkış)
Ne yazık ki bütün gece yağan yağmurla beraber kotu bir havada uyanıyoruz. Kahvaltı’dan sonra hemen yola koyuluyoruz. Burak’la birbirimize söylemiyoruz ama ikimizin akli da uçuşta. İptal olursa naparız bilemiyoruz.Burak 24′ u sabaha karşı Delhi’den İstanbul’a dönecek.Yol boyunca hava daha da bozuyor.Hiç görmediğimiz bir yağmur yağıyor.Sırılsıklam oluyoruz.6 saat suren uzun bir iniş ve çıkıştan sonra Lukla’ya varıyoruz.Hemen bir Lodge’a giriyoruz.Yağmur hiç durmak bilmiyor.Sis de inanılmaz artıyor.Endişeli bir gece geçiriyoruz.İkimiz de hiç uyumuyoruz,zar zor sabahı ediyoruz.

 

 

 

22 Eylül 2006(Lukla’dan Katmandu yarim saat uçuş :)
Sabah güneşsiz ama nispeten acık bir havaya uyanıyoruz.Yağmur sonunda durmuş.Dualar ederek havaalanına gidiyoruz.Uçak’ın 07.00 de gelmesi lazım.Sürekli pencereden bulutları izliyorum.Nihayet 07.15 gibi ilk bizim uçak geliyor. Hemen koşuyoruz. Uçakta 6 kişiyiz(ikisi pilot biri de hostes), hiç vakit kaybetmeden kalkıyoruz. İkimiz de rahatlıyoruz.Sis’in içinden heyecanlı ve sallantılı bir uçuştan sonra Katmandu’ya iniyoruz.Hayatimizin en güzel dağ maceralarından biri böylece son buluyor.

Şansımızın ciddi yardımlarıyla çok güzel bir trekking ve tırmanış geçirdik. Her şey çok yolunda gitti gerçekten.8000’likleri görmek ve yüksek irtifada yasamak konusunda oldukça güzel tecrübeler edindik. Ciddi tırmanışlar yapmaya da gelmek istiyoruz.(İlk hedefimiz sneeye island peak ) Nepal çok güzel bir doğa ve harika insanlarla dolu bir ülke.Burak İstanbul’a döndü.Ben de iki saattir internet kafe’de bu yazıyı yazıyorum.Yarin Annapurna tarafına gideceğim. Gelmeyenler çatlasın diyorum. :P (sözüm siz gidemezsiniz diyen Burak Amca’ya)
Neyse efendim,
Herkese İyi tırmanışlar dileyerek bitiriyorum.
Pelin Asfuroglu

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: