Pages Menu
TwitterFacebook
Categories Menu

- Gezgin: - Eki 4, 2008 Konu: Asya | 1 yorum

Sulawesi Adası ve Endonezya Gezisi

Sulawesi Adası ve Endonezya Gezisi

Papua Yeni Gine Yolculuğu

 

Papua Yeni Gine bugün dünyada gezilmesi en zor destinasyonlardan birisi ama belki de bu topraklar en bozulmamış kültürü ve doğayı barındırıyor. Bir hayalin peşinde bugün Jakarta’ya doğru yola çıkıyoruz.
Vize alabilecek miyiz? Zorlu yollara ve doğa şartlarına dayanabilecek miyiz? Malaryadan hap almadan korunabilecek miyiz?Çok pahalı konaklama ücretleri ile bütçemizi nasıl tutturacağız? Hiç birinden emin değiliz ama 2008’de Borneo’yu gezerken Çoşkun Aral’ın mutlaka gezmemizi önerdiği, Hakan Öge’nin  muhteşem dediği bu ülkede göreceklerimizin hepsine değeceğine eminiz. Bekle Papua, geliyoruz!

 

sulawesi adasi gezisi 2011 01

31.09.2011 Cakarta, Endonezya

 

Cakarta’da yakından bildiğimiz ama planlamadığımız bir sıkıntı ile karşılaştık. 9 gün bayram tatili nedeni ile PNG konsolosluğuda dahil tüm devlet kurumları pazartesiye kadar kaplılar.Cakarta’da pazartesiye kadar ne yapılabilir diye bir çok araştırma yaptık ama neredeyse tüm kaynaklar bu şehirde fazla kalmamak gerektiğini pek turistik bir destinasyon olmadığını yazıyorlar.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 02

Bu kadar güzel bir ülkenin başkentine yakıştıramsakta acil bir plan değişikliğine gittik. Bir gece konakladıktan sonra ertesi gün Bali’ye geçmeye ve Kuta plajında 2 gece geçirdikten sonra Batavia havayollarının Dili uçuşu ile Doğu Timör’e gitmeye karar verdik. Şu an Bali uçuşu için havaalanındayız. Bir aksilik olmazsa pazar günü Bali’den Dili’ye geçeceğiz. Haftaya ise tekrar Jakarta’ya dönüp kaldığımız yerden PNG vizesi ve sonra Jayapura uçuşu için girişimlerizi yapacağız.Umarım başka aksilik olmaz ama tabi bu sayede hem Bali’yi tekrar görmiş olacağız hem de rotamıza Doğu Timör’ü ekleyerek farklı bir kültürü tanıyacağız.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 03

03.09.2011 KUTA BEACH-BALİ

 

1960 ve 70’lerde hippiler doğuya doğru yolculuklara başladıklarında, her rotanın kesiştiği, hem karşılıklı yol bilgilerinin alındığı hem de gezginlerin soluklanma noktaları olan yerler oluşmuş. Bunlardan ilki İstanbul Sultan Ahmet bölgesi ve buradaki o zamanların meşhur pudingçisi imiş. Ardından Kabil,Goa ve Katmandu’nun Freak caddesi 2.,3. ve 4. durak noktaları olmuş. Son önemli buluşma noktası o zamanlar belki cennetten bir parça olan bir plajmış. Burası günümüzde yüzlerce tur otobüsünün kuyruğa girdiği, beton binalarda dünya markalarının cirit attığı,hınca hınç dolu barlarında ateş danslarının yapıldığı,kitlenen trafiğinde 10 km yolun 2 saatte gidildiği Bali’nin Kuta Plajı.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 04

Havaalanından bindiğimiz taksinin burada doğup büyüyen şöförü trafikte bir dur bir kalk yaparken “20 yıl önceki Kuta’yı çok özlüyorum.O zamanlar sessiz sakin bir plajdı” dedi. Kuta’da güneş hala güzel batıyor, sörf yapmak hala zevkli ama kaldırımsız yollarda motorların arasında can havli ile yürümek de bir o kadar zevksiz. 4 yıl önce Bali’ye geldiğimizde Padang Bai’de konaklamıştık.Burası 3-4 balık restoranının ve 2-3 barın olduğu hem ortamı hem denizi sakin bir koydu.O zaman motor kiralayıp Bali’nin dört bir yanını gezmiş ama Denpasar ve Kuta bölgesine polislerden ceza yememek için gelmemiştik. Papua yolculuğu sırasında yıllar sonra tekrar geldiğimiz Bali’de en göze çarpan değişiklik fiyatların üçe dörde katlanması.Elbette bayram tatili olmasının da bu fiyatlarda etkisi vardır. Daha önce 9 dolara Padang Bai’de harika bir bungolowda konaklamıştık. Bu sefer Kuta’nın hemen yanında yer alan Legian köyünde Island Hostel’de 40 Euro’ya konaklıyoruz. Bu tabii ki oda fiyatı ve kahvaltı da dahil, hatta hostel harika, havuzu, barı mevcut odalar tertemiz ama backpacker kültüründen gelen bir ada için ve diğer Uzakdoğu ülkelerinin fiyatlarına göre biraz pahalı olduğunu da belirtmek lazım.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 05

Dün havaalanına gidip Denpasar’dan Doğu Timor’un başkenti Dili’ye uçan iki şirketten biri olan Batavia Havayolları’ndan bilet aldım. Bilet aldığım gişe adeta köy otobüsü ofisi gibi her yer koliler ,battaniyelere sarılmış eşyalar, 1990’lardan kalma pislikten siyah renge bürünmüş bir bilgisayar ve duvarda da bir yazı “Trust us to fly”. Bu ortamı gören kimse güvenmeyince bu sloganı bulmuşlar herhalde..Bakalım artık dualarla uçacağız.Endonezyalı birisi yardım etmese hayatta bilet almayı da beceremezdim bu karışık ortamda. Kaosun içinde gişe camının önüne her seferinde farklı birisi geliyor ve bana yardımcı olan arkadaş bağırarak zorla camın önüne getirtiyor çalışanı ve soruyor “Denpasar-Dili, Dili-Jakarta “. Böyle 1 saat kadar uğraşıp 4 değişik kişiden tarihleri verip fiyat istedik. Hepside aynı tarihlere farklı fiyatlar söylediler. Ben de en düşük olanı söyleyenden 6.800.000 Rp den iki kişilik aldım biletleri. Sonra bilet diye verilen printden gördüğüm Bali’den Dili 120 dolar, Dili’den Jakarta’da yaklaşık 240 dolar. Bu arada böyle bir havayolunda pos da olmaz, gidip ATM’den 6 sefer maximum limit olan 1.250.000 rupiah çektim.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 06

Bu arada Facebook’ta Eskişehir’den arkadaşımız Ertan’ın da Bali’de olduğunu görüp akşam buluşmak üzere mesajlaştık. Ertan Birleşmiş Milletler orgazinasyonlarında savaş sonrası ülkelerde güvenlik teşkilatının ve ortamının yapılandırılması eğitimlerinde Türkiye Emniyeti’ni temsilen çalışıyor. Ve Balkanlar’dan sonra bir süre çalıştığı Eskişehir’de arkadaş olduğumuz Ertan’ın 2 ay önce çalışmaya başladığı yeni görev yeri Doğu Timör. Ve çok eğlenceli geçen bir gecenin sonunda artık Dili’de Ertan’ın ve UN’ın misafiriyiz.

 

“Trust us to fly”.  (Doğu Timor notları ayrı başlıkla yazıldı)

 

09.09.2011 Jakarta – Endonezya —
Güzel bir Doğu Timor yolculuğunun ardından tekrar Jakarta’dayız.İlk olarak gelir gelmez burada bulunuş amacımız için koşturduk. Bir taksiye atlayıp PNG Konsolosluğu’nun yolunu tuttuk. Bir banka binasının 6. katına çıktık ve yetkili kadına vizeyi çabuk versin diye şirin görünerek vize için başvurmaya geldiğimizi söyledik.’Peki,  birer fotoğraf, başvuru formunu doldurun ve uçak bileti’ diye başladı ve ben tam bu sırada kara sınırından gireceğiz diye uçak biletimiz olmadığını sağlam bir temele oturtan konuşmama başlarken ‘Bu arada nerelisiniz?’ diye sordu. Ve yeni bir Laos vakası daha ‘Ohh sorry Turkish people cannot request visa  for PNG’. ‘Whhhyyy not??? ‘ Önünüzde bir liste var, bakın orada Turkey diye de yazılmış’. Liste öyle bir liste ki , listede tüm Afrika,Hindu Asyası,Doğu Avrupa,Rusya ve eski Rus devletler ve hatta bunların arasında Sırbistan ve Karadağ bile var.Yapma etme derken kadın bir şey yapamam diyerek yerine oturdu. Biz de ilk taksiyle doğru Türk Konsolosluğu’na..

 

sulawesi adasi gezisi 2011 07

Konsolosluğun kapısındaki Endonezya’lı memurlar ile merhaba, nasılsın?, iyiyim sen? muhabbetleri yaparak görüşme salonuna girdik. Hüseyin Bey gelip “buyrun yardımcı olayım” dedi. Derdimizi anlattığımızda biraz afallayıp ilk kez böyle bir konu geldiğini, daha önce Papua Yeni Gine’ye gitmek isteyen bir Türk’ün olmadığını söyledi. Hemen Endonezya’lı  memuru çağırarak telefon etmesini ve durumu araştırmasını söyledi. Kendisi de Dışişleri kitapçığından durumu araştırdı.Telefon eden memur durumun doğru olduğunu , TC pasaportluları almadıklarını söyledi ama Hüseyin bey de kendi elindeki kitaba göre vize  almaları gerektiğini ama konuyu yetkililere ileteceğini söyledi. Bu arada ben sınır kasabası olan Jayapura’da bir Konsolosluk daha olduğunu ve orada da şansımızı deneyeceğimizi söyledim. Hüseyin Bey “Durun orayı  arayalım.” dedi. Memur içeriden gelip sınırdaki konsolosluğun “Türkiye için bir sorun olmadığını ve vize verebileceklerini” söylediğini ama kendisinin Jayapura konsolosuna Jakarta Büyükelçiliğinin bu konuda ki tavrını anlattıktan sonra Konsolos’un geri adım atıp Jakarta öyle diyorsa o zaman olmaz dediğini söyledi. Yani olacak durumu da zora soktuk. Memur bana bu konuşmadan önce gitseniz %80 alırdınız ama şimdi onlar bu konuyu kesin Jakarta ile konuşurlar ,  şansınız %50 nin altında dedi. Hüseyin Bey de “Bu adamların işi belli olmaz isterseniz deneyin” dedi.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 08

Evet Jayapura dediğimiz yerin 6 saatte uçulan asyanın son noktası olduğunu ve son dakika uçuşlarının da hiç azımsanmayacak kadar pahalandığını düşünerek 4-5 saat geçirdik. Ve son kararımızı verdik. Yolu parça parça gideceğiz. İlk hedefimiz Sulawesi adası ve uçuş yerimiz Makassar. Hem aradan 10-15 gün geçerse konsolos belki konuyu unutup bize vize verir. Neden olmasın? Bu işlerin bu kadar gayri ciddi olduğunu daha önce defalarca yaşadık.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 09

MAKASSAR – ENDONEZYA, Eylül 2011

 

Cakarta’dan bindiğimiz Lion Air uçuşu 1 saat gecikmeli olarak akşam saat 7’de Makassar Havalimanı’na indi. Bu arada Endonezya’da iç hat uçuşlarında 40.000 Rupiah havaalanı vergisi ödüyorsunuz ve bu ödeme boarding kapılarına geçmeden önce kurulan gişelere yapılıyor. Makassar Havaalanı’nda taksi ücretleri 3 bölgeye göre sabitlenmiş. Bizim kalmak istediğimiz New Legend Hostel Zona 2’ye düşüyor ve buraya taksi ücreti 87.000 Rupiah. Diğer bölgeler için eksi -artı 1 dolar diye düşünebilirsiniz.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 10

Yaklaşık 45 dakikada New Legend Hostel’e ulaştık. Odalar tam anlamıyla basit tanımına giriyor. Sadece bir yatak sığacak kadar bir oda ve sıradan bir tuvalet. Yatak temiz görünüyor, duşu kontrol ettik , sıcak su akıyor. Tam bizim isteklerimize uyuyor, tek eksisi odada cam olmaması…İdare edeceğiz artık. Oda ücreti 125.000 Rupiah yani 15 dolar ve ücrete içinde omlet de olan güzel bir kahvaltı dahil.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 11

Hemen çantalarımızı odaya bırakıp buraya yürüme mesafesinde olan Waterfront’a doğru yola koyulduk. Sahil boyu yürürken birçok restoran ve kafe görsek de, methini duyduğumuz sahilin diğer ucunda Quality Plaza’yı geçince hemen soldaki sokakta olan Lae Lae Resorant’a kadar kastık. Kastık diyorum çünkü Endonezya’da en büyük dertlerden birisi kaldırım olmaması , olan yerlerin de dükkanlar ve motorlar tarafından işgal edilmesi ve size ancak caddenin kenarında yürümek kalıyor ki bu da binlerce motorun arasında çile çektiriyor.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 12

Lae Lae Restorant güzel ve ucuz bir deniz ürünü restoranı ve balıktan,ahtapota,kalamara her şey barbeküde pişiriliyor. Yerel dilde restorant kapısında ve menülerde göreceğiniz üzere ikan balık demek, bakar da mangal yani “ikan bakar” mangalda balık oluyor, “ayam bakar” ise mangalda tavuk. Biz büyüğünden iki beyaz snapper,bir büyük bintang birası, 1 kola, bir sürü meze ki bunlar fix her şeyin yanında geliyor ve üzerine de 5 kişiyi doyuracak mango salatasına 149.000 Rupiah(17 dolar) hesap ödedik.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 13

Makassar ve Sulawesi yemekleri denince ilk sırada gelen “Coto Makassar” denilen çorbadan satan lokantalardan da sahil boyunca bol miktarda var. Bu çorba dana veya buffalo eti, biber,kimyon ve limon otundan oluşan ana malzemeler ile yapılıyor.Ayrıca Fort Roterdam’ın hemen karşısında Kampoeng Popsa denen sadece lokanta ve kafelerin bulunduğu kompleksin hemen girişinde Kebab Turki isimli Baba Rafi’nin yerini bulabilirsiniz. Bu binanın hemen 50 metre sahil tarafında ise bir sürü “İkan bakar” restorantın bulunduğu “Fish Warung”, büyük bir bahçeye kurulmuş bir yemek pazarını andırıyor.Aynı zamanda adalara giden ufak teknelerde gündüzleri buradan kalkıyor.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 14

Gece yatmadan hostelin başında duran Henrik’e ertesi gece otobüsüne Rantepao’ya bilet alması için 100 biner rupiah bıraktık. Aslında bilet 80 bin imiş ama 20 de komisyon alıyor. Terminale kendimiz gitsek zaten farkı taksiye verirdik.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 15

Sabah kalkıp hostelin en üst katında bulunan kafesinde kahvaltımızı yaptıktan sonra deniz kenarında yapılacak hava ve deniz kuvvetlerinin şovunu izlemeye gittik. Endonezya askerleri paraşütle belirli noktalara inişler yaptılar, jet skiler ile hız ve akrobatik hareketler gösterdiler. Onları izleyen kalabalık grup ise her gösterinin sonunda gururla alkışladı.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 16

Sahilden bisak denen bisikletin ön tarafına oturulan rikşa veya tuk-tuk benzeri araçlarla şehrin en modern alışveriş merkezi olan Ratu Indah Mall’a gittik. 15 dakika süren bu yol için 10.000 rupiah ödedik.Alışveriş merkezi batı standartlarında ve her yerde olduğu gibi alt katında da supermarket var. Buradan Toraja köylerine yapacağımız trekkingde gerekli olacağı için, bir iki konserve, snickers,peynir gibi şeyler aldık. Buradan şehrin iç kesimlerinde 2 saat kadar gezinerek hostele geri döndük.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 17

Hostelde kasada duran kadının yardımı ile 3 günlük Toraja köyleri trekkingi için rezervasyon yaptırıp, ücrette anlaştık. 3 Günlük 1.500.000 Rupiah ödeyeceğiz. Buna trekking gecesi köyde kalma ve akşam yemeği, bütün ulaşımlar, rehberlik ve giriş ücretlerinin hepsi dahil. Kısaca günlük 28 dolara geldi.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 18

Bir iki saat sıcaktan kaçmak için dinlendikten sonra tekrar sahile Hollanda kolonisi oldukları dönemlerden kalan Roterdam kalesini gezmeye gittik. Girişte ücret yok sadece isminizi ve geldiğiniz ülkeyi deftere işliyorsunuz. Şu an kale içini restore etmeye çalışıyorlar ama pek kayda değer bir şey bulunmuyor.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 19

Bu arada içine girmediğimiz ama görüp beğendiğimiz bir kaç yeri de notlarımıza ekleyelim. Makassar Mall bildiğimiz Mahmutpaşa, alışveriş istiyorsanız her şeyi bulabilirsiniz. Sahilde yer alan Kafe Kareba’da haftanın bir çok günü canlı müzik var.Internet için yine sahilde bulunan Espresso Cafe temiz bir yer ve internet hızlı ayrıca bir çok kafede de wireles bulunuyor ki bunların önlerinde Hot Spot free wifi diye de yazılmış. Zincir olarak daha Amerikan şirketleri buraya girmemiş ama Holland Bakery’lerden 3 tane gördük.Sahilde bulunan Golden ve Pantal Gapura isimli oteller gayet şık ve iyi işletmelere benziyorlar. Oda fiyatlarının 50-60 dolar civarında olduğunu öğrendik.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 20

Kaleden sonra Lion Air ofisine gidip cuma gününe Jayapura’ya 2milyon rupiah’tan uçak bileti aldık. 220 dolara denk gelen bu ücret yaklaşık 5 saat süren bir uçuş için pek fazla değil ama eğer 2-3 hafta önce alabilseydik yarı fiyatına alırdık. Bu arada Makassar’a gelmek veya gitmek isteyenler için buradan Kuala Lumpur’a, Singapur’a, Borneo’ya bir çok budget havayolu çok ucuz fiyatlara uçuyorlar. Mesela Airasia ile Kuala Lumpur 60 Euro.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 21

Saat 6’ya gelmeye başlayınca başka gezginlerden duyduğumuz gün batımını izlemek üzere sahile geri döndük. Golden Hotel’in hemen arkasında buluna kendine ait Angugng Mammiri isimli kafede taze meyve sularımızı içerek Samolona adasının üzerinden güneşin batışını izledik. Bu arada bu ada da yüzmek isteyenler için Makassar’a tekneyle sadece 5 dakika uzaklıkta bir ada.Bu kafeyi çok sevince akşam yemeğini de burada yedik. Aşçıları çok iyiymiş,yemekler bir harikaydı. Sadece sivrisinek değil ama ufacık ama yakan sineklerden çok fazla olduğu için masanızın altına sinek kovar aletlerden isteyin.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 22

Ardından otele dönüp çantalarımızı yerleştirdik. Ve Belçikalı bir çiftle bir taksiyi paylaşarak Litha Bus şirketinin otogarına doğru yola çıktık.Yolculuk 8 saat sürecek.

 

Rantepao, Central Sulawesi

 

Litha Bus’un arkaya yatak gibi yatan,kocaman koltuklarında servis edilen battaniyelerimize sarılıp mışıl mışıl uyumuşuz. Sabah saat 6.30 gibi Rantepao’ya ulaşmıştık. Bisaklardan birine 5000 rupiah verip anlaştığımız trekking acentasının tavsiyesi olan Rantepao Lodge isimli otele gidip odamıza yerleştik. Oda fiyatı 25 dolar ve ücrete kahvaltı dahil, odalarda sıcak su,temiz duş ve tuvalet bulunuyor.Ama sonradan farkettiğimiz üzere burdaki diğer otellere göre biraz pahalı yani 10-15 dolar arasına aynı standartlarda bir yer de rahatça bulabilirsiniz.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 23

Saat 8.30 gibi bize 3 gün boyunca rehberlik yapacak Anton otele geldi. Tanışıp birlikte kahvaltı yaptıktan sonra arabaya atlayarak bugünkü programımız olan ve bir çok insanın buraya gelmesine asıl sebep oluşturan Tana Toraja halkının Rambusolo dedikleri funeral. Cenaze törenine katılmak üzere yola çıktık.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 24

Tana Toraja’lar yaklaşık 1000 yıl önce bugünkü Kamboçya civarlarından buralara göç etmiş ve kökeni İndoçin’den gelen bir halk. Animist geleneklerden gelen törenlerinin bir çoğu azalmış ve yok olmaya yüz tutmuş olsa da cenaze törenleri yüzlerce yıl öncesi olduğu gibi aynen devam ediyor. Cenaze törenleri gün boyu sürüyor, bazen 2-3 gün sürdüğü bile oluyormuş.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 25

Yolun bittiği yere kadar arabayla gidip sonrasını yürümeye başladık. Yüzlerce insan pİrinç terasları arasındaki patikalarda 2-3 kişilik gruplar halinde domuzları yüklenmiş tören evine doğru ilerliyorlar. Cenazeye katılan yerliler cenaze evine ya domuz ya da bufalo götürüyorlar. Ne ve ne kadar götürüleceğine o ailenin en yaşlıları karar veriyor. Bunda da kıstas daha önce cenazesi olan aileden katılan aileye neler getirildiğine göre belirleniyor. Buna en iyi geçmişi de en iyi bilen yaşlılar karar veriyor. Yerli olmayan bizim gibi turistler ise cenazeye 4 şey götürerek katılıyorlar. Bunlar şeker, sigara, pirinç ve palm şarabı. Biz yolda bir bakkalda durarak bir kilo şeker aldık ve ben cenaze evinin babasına tören sırasında hediyemi sundum.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 26

Tören yerine ulaşıp bize gösterilen çardağa bağdaş kurarak oturduk.Evin genç kızları dört bir yandan gelenlere kurabiye,börek,cips,çay,kahve servisi yapıyorlar. Kahvemizi içip, börekleri de yadikten sonra rehberden izin isteyerek çevreyi dolaşmaya başladık.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 27

Törenin yapıldığı evin avlusunun arka tarafındaki ormanlık alanda gençler domuzları kesiyorlar. O kadar alışmışlar ki iki dakikada boyundaki atardamarı kesip kanı bambu boruların içine dolduruyorlar.Sonra domuzu parçalara ayırıp büyük çardağın içindeki mutfağa kadınlara yolluyorlar. Kadınlar 1 metre uzunluğundaki bambuların içine sebzeleri ve domuz etini doldurup tekrar erkeklere yolluyor. Erkekler de gelen bambuları yanan odun ateşine yan bir şekilde yaslayarak pişiriyorlar. Bambunun içinde pişen etin içine sonradan biraz da taze domuz kanı eklenip, gelen misafirlere servis için kadınlara yollanıyor.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 28

Bol kanlı bu ortamı bırakıp tekrar avluya çıktık. Sırayla 40-50 kişilik gruplar halinde gelen değişik sülalelerin genç delikanlıları getirdikleri domuzları taziye çadırının önüne bırakıyorlar. Domuzlar başlarına geleceğin farkında olsa gerek hepsi vıyak vıyak avazı çıktığı kadar bağırıyor.Daha sonra en başta ailenin en yaşlısının olduğu, ardından da hepsi siyah giyinmiş kadın ve en sonda erkeklerin bulunduğu grup taziye çardağında üzüntülerini bildirip 10 dakika kadar oturuyorlar. Gün boyunca yeni ailelerin gelmesi ile devam ediyor.Kaç yüz domuz, kaç bufalo geldi bilmiyorum. Ama rehberin dediğine göre ölen genç birisi imiş ama eğer yaşlılardan biri ölseydi en az 50 bufolo kesilirmiş.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 29

Bu arada cenaze denilince bizdeki gibi algılamamak lazım. Diyelim ki birisi öldü. Ailenin ileri gelenleri bazen 3 ay, bazen 1 yıl, bazen de 5 yıl sonrasında olabilecek bir tören gününe karar veriyorlar. O tören gününe kadar ölen kişi ölmüş kabul edilmiyor, uyuyor diye düşünülüyor. Tabuta konup odasında bekletiliyor. Benim de hayretle sorduğum gibi peki bu ceset kokmuyor mu? Hayır. Eski yıllarda kendilerinin hazırladıkları bir ilaç vucuda sürülüp, bir kısmı da ağzından dökülüyormuş. Ama artık eczanelerden alınan formalin denen bir ilaç ölüye enjekte ediliyor ve mumyalaşmasını sağlıyormuş.Rehber 20 yıl uyuma süreci yaşayan bile olduğunu söyledi. Arada tabut açılıp sarılı olduğu battaniye de değiştiriliyormuş.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 30

Kadınlar doğuran kişi olduğu için onların törenleri erkeklerinkine nazaran daha hareketli olurmuş. Daha çok hayvan kesilirmiş.Bu arada hayvan da sadece domuz ve bufalo , başka hayvandan adak olmazmış.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 31

Ortam hayvan iniltileri, simsiyah giyinmiş insanlar, et kokuları, sıcak, kan gibi sebeplerle bizi germeye başlamışken ağlama ve bağırma sesleri arasında güm güm ayak sesleri duyulmaya başladı. Evin üst katındaki odasından tabut, taşıyan gençlerin ayaklarını vurarak çıkardıkları sesler, ney gibi üflemeli bir aletin çıkardığı mistik bir müzik ve ağlama sesleri arasında avluya bakan ön verandaya indirildi.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 32

Önce bir domuz avlunun ortasında kurban edildi ve bambuya konulan kanı ölenin yakınlarına içirildi. Ardından da avluya bir bufalo getirildi. Avlunun ortasında alık alık çevreye bakınan o koca hayvan çevresinde dolanan adamın sadece boynuna tek bir kama darbesi ile önce yavaşça diz çöktü, sonra da o kan şelalesinin içinde kısa bir sürede yere yığılıp kaldı. Fışkıran kanın bir kısmı yine bambuya konularak aileye içirildi. Bizim tüyler diken diken oldu. Ölüm, yaşam, kabile, ben nerdeyim gibi sorularla kısa süreli kısa devre yaşadım. Neyse ki Anton gelip bu kadar yeter, gidelim dedi.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 33

Sıradaki durağımız Tongkonan denen geleneksel Tana Toraja evlerini gezeceğimiz bir köy. Bu evlerin en ilginç özelliği bir kayığı andıran çatıları. Bir süre önceye kadar hepsi bambulardan yapılan bu çatılar bölgede bambu azalıp koruma altına alındığı için artık metalden yapılıyor. Ama yine de bulunanların yüzde doksanı bambudan. Evlerin giriş kapılarının üzerinde bir buffalo kafası ve buna monte edilen gerçek boynuzlar var. Evin önündeki direkteyse bir çok buffalo boynuzu üst üste takılmış. Bu boynuzların çokluğu evde oturanın statüsünü gösteriyor. Evlerin üzerine yapılmış değişik desenlerde sadece 4 renk boya kullanılabiliyormuş. Bunlar siyah,beyaz,kırmızı ve sarı. Evlerin önü her zaman kuzeye göre ayarlanmış. Ev gruplarının olduğu avluda bir de prinç koymak için güneye bakan bir tongkonan inşa ediliyor ve bu eve sadece kadınlar girebiliyor.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 34

Bu evlerin içinde 3 oda var ve fazla dekorasyon bulunmuyor. Duvarlarda İsa ve Meryem Ana resimleri, evin okuyan gençlerinin resimleri bulunuyor. Odalarda sadece yatak var. Odalardan biri çocuklara, biri anne ve babaya , diğeri misafirlere ait. Bu odalar üst katta iken alt kattaki ortak alanda yemek yeniyor, ve dağ başında bile olmazsa olmaz olan televizyon seyrediliyor. Yoksa nasıl kontrol altında tutacaksın bu yerlileri.

 

Daha sonra göl kenarında bir restoranda durup yemek yedik. Tabii ki pa piong sipariş verdik. Bambu içinde pişirelerek hazırlanan sebzeli buffalo etini yemeden olmazdı. Artık içinde kan varmıydı bilmiyorum. Bu pişirme yöntemi ile etin lezzetsiz olma ihtimalini düşük görüyorduk ki öyle de oldu. Afiyetle yedik.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 35

Sırada ilginç bir gelenek daha var; Baby Graves… Yüz yıl önceye kadar süren bu geleneğe göre ölen bebekler dik bir şekilde ağaçta açılan bir kovuğa konuyormuş. Bebeğin anne sütü olarak ağacın öz suyunu içtiğine ve ağaçla birlikte büyüdüğüne inanan Torajalar modern tıbbın gelmesi ile azalan bebek ölümlerinden sonra bu geleneği bırakmışlar. Onlarca bebek mezarının olduğu devasa bir ağacı ziyaret ettik.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 36

Sonrasında mağara ve kayalara gömülenlerin bulunduğu mezarları ziyaret ettik. Büyük tabutlara konulan ölüler , mağaralara konulurmuş. Her tabut bir ailenin olur ve sonradan ölenler de aynı tabutun içine eklenirmiş. Günümüzde bin yıl önce uygulanan bu gelenekten kalan tabutlar hala mağaraların yükek yerlerinde duruyor. Bazı çürüyen tabutlardan içine ne kadar çok insan konulduğunu anlayabiliyorsunuz. Ayrıca mağaralara her konulan ölünün bir ahşap heykeli de bırakılırmış. Bir çok heykel halen duruyor.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 37

Son olarak kaya mezarlarını gördük. Yüksek kayalara oyularak aile mezarları oluşturulmuş. Bu kaya mezarlarda genelde krallar ve yüksek mertebe insanlar olduğu için onlarla birlikte gömülen değerli eşyaların da güvenliği bu şekilde sağlanmış. Mezarlara ölüler bambu iskeleler kurularak yerleştirilirmiş. Yine bu mezarların yanlarında içinde yatanların birer heykelleri bulunuyor.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 38

Yavaştan akşam oldu ve otele geldik. Bir duş aldıktan sonra Anton’un akşam yemeği için önerdiği Rimico Restorant’a bir bisaka atlayarak gittik. Yemekler gayet başarılı ve uygun fiyatlı, karışık taze meyve suları enfes ama eğer çok açsanız sakın sinirlenmeyin çünkü yemeğin gelmesi yaklaşık 1 saat sürüyor. Siz önden bir bintang söyleyin zamanın nasıl geçtiğini farketmezsiniz.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 39

Yoğun bir günün üzerine güzel uyumuşuz. Yeni bir gün ve 2 gün dağlarda geçecek bir trekking macerası başlıyor.

 

Tonaja’ların dağlarında 2 gün trekking, 13-14 Eylül,2011

 

İki gün boyunca onlarca dağ,onlarca köy,bir çok nehir geçtik. Prinç terasları manzarası eşliğinde kilometrelerce yol yaptık, köylerde çocuklarla oynadık,pangan çiğnemekten ağızları kıpkırmızı olmuş yaşlı teyzemlere fotoğraflarını gösterip gülüştük,kağıt oynayan yaşlı amcamlarla muhabbet ettik.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 40

7 Ağustos 1945’te Endonezya adıyla yeni bir hayata başlamışlar.Bundan önce Hollanda yönetiminde daha sonrada 3 yıl süren Japon işgalinde çok acılar çekmişler.Kolonyal dönemlerden onlara miras hristiyanlık kalmış. Şu an sadece çok yaşlıların devam ettirdiği Aluk Todolo adıyla bilinen dinlerini bırakıp çoğunluğu protestan, az bir kısmıda katolik olmuş, dağlarda yaşayan toplum anlamına gelen Tana Toraja’ların.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 41

Şu an farklı bir dinde olsalar da Endonezya ile veya birlikte yaşadıkları müslümanlar ile bir sıkıntıları yok.Kardeşçe yaşayıp gidiyoruz diyorlar.Şu anki hükümetten de tek beklentileri daha iyi bir ekonomiye sahip olması ülkelerinin.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 42

Turizm 1967 yılında adaya ilk turistin gelmesi ile başlamış 1980’lerde hareketlenmeye başlamış. Tam her şey yoluna oturmaya başlarken 9/11 ve arkasından 2 yıl turist uğramamış. 2004’ten sonra tekrar turizm canlanmış ve bölgeye gelir getirmeye başlamışken bu sefer Bali bombalaması olunca 2010’a kadar gene kimse gelmemiş. Bu yıl tekrar canlanmış turizm.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 43

Turizm dışında dağ kültüründen geldikleri için hayvancılık ve tarımda geleneksel olarak devam ediyor. Bufalo herşeyleri olmuş hem tarla sürmüş, hem etini yemişler.Artık japon bufalosu dedikleri motorlu araçlar gelmeye başlamış. En çok yenen hayvan ise domuz. Ardından tavuk,at ve köpek geliyor. Başka da et pek bilmiyorlar.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 44

Tarımda ise bir numara prinç ama ancak kendilerine yetirmeye çalışıyorlar. Ama kahveleri bütün dünyaya satılıyor. Japon Toarkojaya şirketi bütün kahveyi satın alıp dünyaya pazarlıyormuş.Yine bol miktarda kakao üretimi var. Palm ağacının meyvesi koparıldıktan sonra meyvenin ağaçta kalan kökünden akan suyun bambu kaplara toplanması ile oluşan palam şaraplarıda çok meşhur. Meyve olarak ise mango,muz ve papaya başı çekiyor.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 45

Bizde bufalo ve domuz dolu köylerden geçip, prinç terasları,kahve ve kakao ağaçları arasında yürüdük. Mangolar henüz yeşildi,muzları kamyonlarla taşınırken gördük.İlk günün akşamına doğru henüz kuru mevsim olmasına rağmen yakalanadığımız yoğun yağmurda sırılsıklam vardık konaklayacağımız Parining köyüne.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 46

Yol boyunca her köyde olduğu gibi herkes bizi güler yüzle karşıladı. Herhalde hayatım boyunca 2 günde toplam bu kadar selam verip hello dememişimdir.Ama herkes işini bırakıp sizinle ilgilenince 1 kişiyi bile atlıyamıyorsunuz.Evinde kaldığımız ailede selamlaşmanın ardından buram buram kokan kahveyi önümüze koydu.Ardından da yemekler hazırlandı. Bolca bufalo eti yedik.Ardından odamıza çekilip onların hayatlarına uyarak saat 8’de uykuya daldık.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 47

İkinci gün sabah 7’de kalkıp yağmursuz güzel bir havada yaklaşık 10 km daha yürüyerek rotamızı tamamladık.Doğayla iç içe olmak her zaman insana iyi geliyor. Her ne kadar ayaklarımız ağrısada, alışık olmayan kaslarımız ertesi gün bize acı çektirsede dağlarda olmak insana enerji veriyor.

 

Yarın sabah bu güzel doğaya ve insanlara veda edip Asya’nın sonuna Papua adasının başkenti Jayapura’ya doğru yola çıkıyoruz. Burası gezginler için bir efsanedir demiş notlarını okuduğum yazar Papua adası için. Çok değil sadece 70 yıl önce keşfedilen yerlilerin topraklarına doğru gidiyoruz.

 

sulawesi adasi gezisi 2011 48

Herkese selamlar..

1 Comment

  1. önumuzdekı kıs bende yapacağım bu guzergahı.teşekkurler ışık tutunuz.papua yenı gıne notlarınızı bulamadım?

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: