Pages Menu
TwitterFacebook
Categories Menu

- Gezgin: - Kas 26, 2007 Konu: Güney Amerika | 0 yorum

Brezilya Gezisi

Brezilya Gezisi

26.11.2007 Sao Paulo , Brezilya


Bilet

Güney Amerika’ya bulabildiğimiz en ucuz bilet Emirates ile Dubai aktarmalı uçuşlardı. Emirates sadece Sao Paulo’ya 3 aya kadar 610 Euro, 6 aya kadar ise 800 Euro ‘ya uçuyor. Biletlerin dönüş tarihleri açık , süre bitimine kadar ücretsiz değişiklik yapılabiliyor. Uçaklar Boeing 770 ve her kişiye özel sayısız film,müzik,oyun yüklü tv ler mevcut. Yolculuk uzun olsada fırsat bulup izleyemediğiniz 3-5 filmi izleyesiye bir bakmışınız bitivermiş.8 dil konuşabilen değişik milletlerden hostesler her an hizmetinize hazırlar.Yemek konusunda ise ödül almışlar.Dubai’de havaalanında ücretsiz yemek ve içecek bulunan lounge larda aktarma saatini beklemek biraz sıkıcı olabiliyor.Biz yaklaşık 9 saat bekledik. Dubai havaalanı herhalde dünyada her ırk ve renkten insanı bir arada görebileceğiniz ender yerlerden.Sene de 120 milyon insana hizmet etme planı ile yapılmış ve kısa sürede bu sayıya ulaşacaklar gibi görünüyor.

Havaalanında aşı
Havaalanında dış hatlar terminalinde Hudutlar Sağlık Müdürlüğünde sarı humma aşısı olmanız gerekiyor. Brezilya varışta kontrol falan etmedi ama orda baya tırstırıyorlar, bu aşısız giremezsiniz veya 10 gün önceden vurulmanız gerekirdi sizi almayabilirler gibi şeyler deniyor. Aşı pahalı bir aşı imiş fakat ücretsiz vuruluyor. Birazda dert yandı hemşire hanım bakanlıktan ve diyanet işlerinden, Hacılar için bütün menenjit aşılarını piyasadan toplayan Diyanet İşleri hastaları çok zor durumda bırakıyormuş,
Buradan bunuda duyurmuş olalım.

Vize
Güney Amerika’ya seyahat için önceden vize almanıza gerek yok. Sadece Paraguay ve Peru için gerek duyacağız vizeye. Paraguay sınır kapısında veriyor, Peru için ise bir önceki ülkeden alacağız.Guyana’lar ve Surinam’ı pek Güney Amerika ülkesi saymıyoruz. Ama onları da görelim derseniz.Guyana sınır kapısında veriyor. Surinam ve Fransız Guyanası için ise bir önceki ülkeden almanız gerekli.

Sao Paulo – Sampa
17 milyon nüfusu ile Brezilya’nın en büyük, dünyanın ise sayılı büyük şehirlerinden birisi burası. Etnik çeşitliliği, iyi eğitimli orta sınıfı, yoğun sanat ve eğlence hayatı ile farklı bir yeri var yerlilerin yani paulistas ların deyimi ile Sampa ‘nın. Şehri gezmenin en kolay yolu çok iyi işleyen ve bir çok yerde dünyanın en iyilerinden diye yazılan metro sistemi. Praça de Se ,Luz metro istasyonu ve Praça da Republica arasında yer alan tarihi eski şehir turistlerin gözdesi. Bu bölgenin hemen hemen hepsi trafiğe kapatılmış.Bu da bu geniş bir alana yayılan tarihi bölgeyi bir kat daha güzelleştirmiş.
Sabahtan akşama kadar eski şehrin sokaklarında dolaştık. Öğlen saat bir gibi yemeklerle birlikte biralar içilmeye başlandı ve saat iki gibi restoranlarda bir masa etrafına oturan müzisyenler samba ritimleriyle herkesin kanını kaynatmaya başladı.Saat üçte herkes 40 yıllık arkadaş olmuştu bile. Bizde bu ortama ayak uydurduk hatta galiba fazla ayak uydurduk. Ayak üstü aldığımız samba dersleri ile artık onlardan biriydik. Bizde futbol maçlarında gol olunca herkes tanıdık tanımadık biribirine sarılır ya samba çalıncada burda ortam sürekli bu tadta oluyor. Akşama kadar dans ettik, ayrılırken asker uğurlamasında gibi herkesle öpüştük vedalaştık. Roberto Carlos’un köylüsü bir amcada ona iletmem için bir kağıda not yazdı. Bakalım nasıl verecez.
Ayrı bir paragrafta yerel paulistas yemeklerine açmadan olmaz. Burada dışarıda yemek yemek çok sevilen bir şey.Restoran kapısında sıra bekleniyor yer boşalsın diye, bizde yaklaşık yarım saat bekledik bir restoranın kapısında. Delimisin başka yer bul demeyin başka yerdede farklı durum olmaz herhalde, herkes ibadete gider gibi restorana gidiyor. Yemekler muhteşem ama bu kadar etde yenmez ki. Yekta ile bir et yemeği seçtik ortak yiyelim diye sekiz normal insanı rahatça doyuracak kadar et geldi.Ziyan olmasın diye yarısını anca yedik ama helak olduk.Bir yandanda biz istemeden mezeler, patatesler salatalarda habire servis yapıldı masaya.Bir çok yerde de açık büfe servis var.Gene kapıda sıra fişi alıyorsunuz ve bekleme kısmında aperatif yemeklerden tadarak ve içkinizi yudumlayarak sıranızı bekliyorsunuz.Her şey düşünülmüş.Sonuç olarak burada bir öğün yemenin bir gün için yeterli olacağı kanaatine vardık.

Şehrin iki havaalanı var. Guarulhos ve Congonhas. Bizim uçtuğumuz Guarulhos, Sabiha Gökçen statüsüne giriyor yani vergisi daha düşük ve budget uçuş tercih edenler genelde buraya iniyor.
Şehirden yaklaşık 30 km uzakta. Taksi ile şehre gelmek isterseniz yaklaşık 50 dolar ödemeniz gerekli ama otobüs ile çok daha hesaplı gidebilirsiniz. En yakın metro durağına ulaşarak ordan her yere metro ile de gitmek mümkün.
hostekbookers.com adresinden gezginlerden iyi rating almış bir hostel olan O de Casa Hostele geceliği 10 euro’dan yerleştik.Burası 7 üniversite öğrencisinin kalmak için kiraladığı iki katlı, bahçeli şirin bir ev. Daha sonra gelir elde etmek için odalarını gezginlere kiralamaya başlamışlar ve zamanla ev hostele dönüşmüş.4 odaları mevcut.8 kişilik dorm odalarda konaklanıyor.Kahvaltı ücrete dahil. Ortak kullanılan bir mutfağı,ücretsiz ve kablosuz internet olanakları,24 saat sıcak sulu banyoları ve çamaşırhaneleri var.Şehir merkezine yürüme mesafesinde olan O de Casa’nın adresi Rua Alves Guimares No:321.

 

Yarın yaklaşık 16 saatlik bir otobüs yolculuğu ile dünyanın en büyük şelalesi olan Iguazçu’ya hareket ediyoruz. Gerek hava ,gerek kara yolu ulaşımında merkezi şehir olan Sao Paula’dan her yere otobus bulmak mumkun. Bazı yerlere olan süreler ve fiyatlar şöyle. Buenos Aires (125 $ – 36 saat) , Santiago ( 120$ – 56 saat), Asuncion (50 $ – 20 saat), Rio ( 15 $ – 6 saat) gibi sıralamak mümkün.
29.11.2007 Iguaçu Şelalesi – Brezılya
Sao Paulo’dan yaklaşık 16 saatlik konforlu bir otobüs yolculuğu ile (bide şu klimaları sonuna kadar açmasalar) Foz de Iguaçu’ya ulaştık.Bu yolculukta lonely planet kullanmak yerine hostelbookers.com adresinden bulduğumuz ve son aylarda kalanlar tarafından 100 üzerinden iyi puanlar almış yerlerde önceden yer ayırtıyoruz. Şu ana kadar işe yaradı. Bu sefer şehirden uzakta ormanın içinde ,çiftlik evi benzeri bir yerde kaldık.

2 futbol sahası büyüklüğünde bir alana kurulmuş olan Hostel Natura’da havuzdan,bilardoya,internetten, voleybol sahasına,sinemadan,play stationa bir çok şey düşünülmüş. 2 kişilik oda fiyatı 70 real yani yaklaşık 40 dolar.Dorm odalar ise gecelik 20 dolar. Fiyatlara açık büfe kahvaltı dahil. Hostelin sahibi annesi Brezilya’lı babası Filistin’li olan Anwar’la çok iyi anlaştık.Bu yaz Eskişehir’de misafirimiz olacak.

Buraya herkesin geliş amacı devasa Iguaçu Şelalesini görmek. Şelalelerin üzerinde olduğu nehir aynı zamanda Brezilya ve Arjantin arası sınırı oluşturuyor. Bu nedenle iki taraf daha fazla turisti çekebilmek için yarış halinde. Burayı ziyarete gelenlerin bir çoğu iki tarafada gidiyorlar ama konaklamanın nerede yapılacağıda önemli.Bizim tavsiyemiz konaklamanın ve bot gezisi gibi aktivitelerin daha ucuz olan Arjantin’de yapılması. Ama iki tarafıda gezmek gerekli, Brezilya’da fazla para harcamayıp bol bol güzel fotolar çekmek, Arjantinde’de bot gezisi yapmak en mantıklısı.

Biz Brezilya tarafında konakladığımız için önce Foz de Iguazsu’yu gezdik. Şelalenin büyüklüğü ve çıkardığı ses etkileyici.Birbiri sıra 275 ayrı şelale ortalama 80 metre yükseklikten akıyor Rio İguaçu nehrine. Foz şehirden yaklaşık 20 km uzaklıkta, Terminalden 20 dakikada bir kalkan 120 nolu otobuse 2 Real ödeyerek gidebilirsiniz.Orman içinde yapılmış platformda 1 saatlik bir yürüyüşle gezinizi tamamlıyorsunuz.

İkinci gün ise Arjantin tarafını yani Puerto Iguaçu’yu gezdik. Foz ‘dan kalkan Brezilya – Arjantin belediye otobüsüne 2 Real veya 2 Pezos veya 1 dolar ödeyerek Puerto’ya gittik. Brezilya sınırı komedi ne durduran var, ne pasaport soran, Arjantine gittik geldik hala Sao Paulo’dan girişimizdeki damga ile duruyor pasaportlar. Arjantin’i daha sonra bol bol gezeceğiz ama ilk izlenimimiz ucuzluk ve güleryüzlü insanlar oldu. Puerto’da terminalde ise otobüs değiştirerek Şelalelere gidiliyor. 50 Pezo ödeyerek yaptığımız bot turundanda çok memnun kaldık.Bu dev şelalelerin altına kadar gitmek heyecanlandırıyor insanı.

Döviz kurları bugün itibari ile 1 dolar 1.8 Brezilya Reali ve 3.08 Arjantin Pezosuna denk geliyor.Doların hükmü her yerde olduğu gibi buradada azalmış. Fiyatların çoğu artık Euro ile ifade ediliyor.
Bugün yayılma günü yarın ise Anwar bizi arabası ile 3 günlük bir geziye çıkaracak.Pazartesi ise Güney Amerika’nın en fakir ülkesi olan Paraguay’a geçiyoruz.

Herkese Selamlar…

 

03-12-2007 Foz de Iguassu – Buenos Aires Otobüsü

Hostel Natura’nın sahibi Anwar bize güzel bir haftasonu yaşattı. F
oz’dan yaklaşık 500 km uzaklıkta ki Prudentopolis isimli bir şehre gittik. Buradan da 20 km mesafede yer alan,150 yıl önce buraya yerleşmiş Ukranya’lıların kurduğu bir köyde ki pansiyona. İki arabada 8 kişilik bir grup olarak yolculuk yaptık , iki kişi ise Sao Paulo’dan gelerek bize katıldı. Cuma gecesi saat 01.30 gibi ulaştık Perahousky pansiyona. Doğanın ortasında bir orman evine yerleştik. Yol yorgunluğu ile hemen uyuduk.

İsabella sabah kalktığımızda kahvaltıyı hazırlamıştı bile.Karnımızı doyurduktan sonra bu çevrede daha önce rehberlik yapmış olan Roberto’nun peşine takılıp şelaleye doğru yola çıktık.Bir kaç km.lik orman yürüyüşü ile ulaştık. 40 derece üzeri sıcaklıkta piştiğimiz için herkes kendini 60 metreden dökülen şelalenin altına attı.Önce suyun soğukluğu sonrada kurşun gibi inen su damlaları şelalenin altında uzun süre durmanıza izin vermedi.Öğlene kadar burada vakit geçirdik.Yemekten sonra Roberto kimsenin mayışmasına izin vermeden herkesi tekrar orman yollarına düşürdü. Meğer atraksiyonun büyüğü öğleden sonraya saklanmış.İplerle uçurumlardan indik, önce kanyonun bir tarafından diğer tarafına iplerle geçtik sonra yine kanyon boyu iplerle 30-40 metre yüksekte ilerledik.Adrenalin seviyemiz doruklardaydı.İplerle inilen ve kanyon boyu ilerlenen yolları sonra yürüyerek dönmek ise işin en zor kısmı.İkinci gün ise 100 metrelik bir şelalenin üzerinden iplerle aşağıya inmek vardı ki ,iki güvenlik ipi ile bağlı olduğumu bilsemde, profosyonel dağcıların hazırladığı sistem ve ekipmanda olsa,gruptaki kızların bile yaptığını görsemde bu atraksiyon beni aşan bir şeydi ki ben uçurumdan aşağı bakınca başım döner.Yekta’da yapmayınca yapanların fotoğrafını çekme gorevi bize düştü.

Ukrayna’lıların kurduğu bu köyde ki yemek kültürü o kadar bize yakın ki sanki evde yemek yermiş kadar yadırgamadan yemek yedik. Yoldan geçenlere kurdukları restoranlar ise aynı Antalya yolunda Burdur’da durduğumuz gözleme,turşu,ev salçası,bal,pekmez gibi şeyler satan yerlere benziyor.Burda bu saydıklarımın hepsi mevcut ayrıca helva türü tatlı çeşitlerindende bol bol var.

Fiyatlara gelirsek. Ukrayna Köyünde 2 kişilik oda kahvaltı konaklama gecelik 20 real , öğle ve akşam yemekleri ise 8 Real. Hafta sonu 2 kişi için her şey dahil İsabella’ya 60 dolar verdik. İguazsu’da ise Hostel Natura’da 2 kişilk oda kahvaltı fiyat 30 dolar, kişi başı 15 er dolar yani. Yemekler ise 13 er Real. Reali ikiye bolerek yaklaşık dolar karşılığını bulmak mümkün. Hostel Natura cennet gibi bir yer,buraya gelecek herkese tavsiye ederiz.

Foz girişinde ve çıkışında askerler tarafından kontroller yapılıyor. Paraguay çok ucuz olduğu için yoğun bir kaçakçılık varmış sınırda. Çevre illerde ki Brezilya’lılar elektronikten, tekstile alışveriş için Paraguay’a giderlermiş. Kendine kadar almaya izin var ama işi ticarete dökmek yasak.Asker,Polis rüşvet alıyor mu diye sorduk, almaz mı hiç dediler. Kamyonların yarısı baharat yarısı maruhanna yüklü geçiyormuş sınırdan, gerekli rüşveti verdikten sonra olay kolaymış yani.Brezilya’lı gençler sigara kadar maruhanna da tüketiyorlar, hiç elleri boş durmuyor sürekli sarıyorlar.

Çantaları Paraguay’a diye toplamıştık ama son anda Buenos Aires çekti bizi. Paraguay’a ilerde Bolivya’ya geçerken uğrayabiliriz.Şöyle bir Boca maçı, biraz Tango kutuplara doğru yola çıkmadan önce iyi gelecektir.

Herkese selamlar….Murat ve Yekta….

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: